YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9698
KARAR NO : 2012/3229
KARAR TARİHİ : 02.03.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinde objektif seçim kriterlerine uyulduğuna ilişkin verilere ulaşılmadığı gibi feshin son çare ilkesi bakımından alınmış tedbirlere rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı kanunun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Davalı iş yerinde, operatör olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin, ekonomik sıkıntı ve teknolojik olarak yeniden yapılanma faaliyetleri sonucunda istihdam fazlalığı ortaya çıkması nedeniyle geçerli nedenle feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı işyerinin ekonomik kriz içerisinde bulunduğu, krizin olumsuz etkilerini bertaraf etmek adına tedbirler alındığı, maliyetlerin düşürülmesi için yeni makineler alınarak teknolojik bir yapılanmaya gidildiği, bunun sonucunda istihdam fazlalığı oluşması
nedeniyle davacı gibi bir çok çalışanın iş sözleşmesinin feshedildiği açıktır. Davacının iş sözleşmesi, işletme ve iş yeri gereklerine dayanılarak geçerli nedenle feshedilmiştir.
Dairemizin ve Yargıtay’ın aynı olaya ilişkin emsal kararları da aynı kabule dayanmaktadır. Bu itibarla davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 382,63 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.