Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12425 E. 2010/9418 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12425
KARAR NO : 2010/9418
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.03.1981 tarihinden itibaren 5 ay süreyle geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davacının, davalıya ait işyerinde 15.03.1981 tarihinden itibaren beş ay aralıksız çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Davacıya ait 15.03.1981 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içinde verildiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık hakdüşürücü sürenin geçip geçmediği konusunda toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. ( 5510 sayılı yasanın 86.) maddesi “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”hükmünü içermektedir. Madde hükmünde yazılı hak düşürücü süre yönetmelikte belirtilen belgeleri işveren tarafından kuruma verilmeyen sigortalıları kapsamakta olup işe giriş bildirgesi verilmiş sigortalılar yönünden hak düşürücü sürenin işlemeyeceği söz götürmez. Mahkemece işin esasına girip deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir. Yargıtay HGK’nun 03.03.2004 tarih 2004/21-139 Esas-117 Karar ve 05.02.2003 tarih 2003/10-7 Esas-53 Karar sayılı ilamları da bu yönlere işaret etmektedir. Dosyada taraflarca ret olunmayan ve davacıya ait olduğu beyan olunan işe giriş bildirgesi mevcuttur. İşyerinin o tarihte kapsam dışına çıkarılmış olması sonuca etkili değildir.Ayrıca tanıkların bir kısmının davacının bekçi bir kısmının da işçi olarak çalışmış olduğunu söylemeleri davacının o tarihte orada çalışmadığı anlamına gelmez. Olay tarihinden bu yana uzunca bir sürenin geçmiş olması nedeni ile tanıkların, davacının ne zaman işe alındığını, ne iş yaptığının kesin olarak hatırlamaması da mümkündür.Bu nedenle davacının fiili çalışmasının ne kadar süre devam ettiğinin ispatlanamaması halinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesine göre en az (1) gün çalışmasının kabulü gerekir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.