Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9214 E. 2010/6165 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9214
KARAR NO : 2010/6165
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, ödeme emrinin iptali ile borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacıya, … Haber Ajansı A.Ş.’nin üst düzey yöneticisi olduğu gerekçesi ile bu şirketin 2005/3.ay ila 2006/10. aylarına ilişkin prim borçları nedeniyle 6183 sayılıYasa’nın 58. maddesine göre ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacı,üst düzey yöneticisi olduğu şirketten alacağın tahsil edilemediği belgelenmeden kendisine ödeme emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek ödeme emrinin iptali ile borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde, sigorta primlerini haklı bir neden olmaksızın yasal süresi içinde ödemeyen özel hukuk tüzel kişilerin üst düzey yönetici ve yetkililerin Kurum’a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere “üst düzey yönetici” kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkesine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu’nun 317. maddesine göre Anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir.
Öte yandan süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa’nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa’da gösterilmiştir. 6183 sayılı Yasa’nın mükerrer 35. maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerinin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerince tahsil edileceği bildirilmişse de 506 sayılı Yasa 6183 sayılı Yasa’ya nazaran özel bir yasa olup uygulanma önceliğine sahiptir.
Davaya konu ödeme emrinin ilişkin olduğu prim borçlarının ait olduğu dönemde borçlu Anonim Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı… Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı …, Yönetim Kurulu üyesi … olduğu ve bu kişilerden herhangi ikisinin imzası ile borçlu Anonim Şirketin temsil ve ilzama yetkili kılındığı dosya içindeki belgelerde açıktır. Bu durumda davacının borçlu Anonim Şirketin üst düzey yöneticisi olduğu anlaşılmaktadır. Anonim Şirketin faal olması üst düzey yöneticilerinin prim borcundan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.Bu bakımdan mahkemenin kabulü doğru değildir. Ancak yargılama devam ederken dava konusu icra takibine konu tahakkukun … Sosyal Güvenlik Müdürlüğü tarafından iptal edilip dosya işlemden kaldırıldığına göre Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK’nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.