Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/15605 E. 2012/8361 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15605
KARAR NO : 2012/8361
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili davacının davalı işyerinde 02/11/2009 tarihinden itibaren insan kaynakları müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesine davalı tarafından son verildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerinde 02/11/2009-29/04/2010 tarihleri arasında çalıştığını, altı aylık kıdemi bulunmadığını, performansının düşük olduğunu, iş sözleşmesine 4857 sayılı İş Kanun’un 17. maddesi gereğince son verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hizmet ilişkisinin 02/11/2009 tarihinde başladığı, 30/04/2010 tarihinden itibaren üç günlük istirahat raporlu olduğu, noter fesih bildiriminin 04/05/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiğinden altı aylık kıdemini doldurduğu, performans düşüklüğünden iş sözleşmesinin feshedildiği halde işveren tarafından fesih öncesinde davacı işçinin savunması alınmadığından yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının işine iadesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 29.04.2010 günü performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiğini, davacının fesih bildirimini imzadan imtina ederek işyerinden ayrıldığını, işe iade davası açabilmek için altı aylık kıdem koşulunu taşımadığını, feshin geçerli nedene dayandığından davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında davacının altı aylık kıdeminin bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla iş güvencesi hükümleri kapsamına girip girmediği uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanağı 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümleri kapsamına girmek için en az altı aylık kıdeme sahip olmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre altı aylık süre aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süre birleştirilerek hesaplanır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasına göre altı aylık kıdemin hesaplanmasında aynı Kanun’un 66. maddesindeki süreler dikkate alınır. Altı aylık kıdem şartını öngören hüküm nispi emredici olduğundan, daha az kıdem şartını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Altı aylık kıdem işçinin fiilen çalışmaya başladığı tarih ile fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih arasında geçen süreye göre belirlenir.
Somut olayda davacı işyerinde 02/11/2009 tarihinde çalışmaya başladığı, iş sözleşmesinin 29.04.2010 günü performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiği, davacının fesih bildirimini tebellüğden imtina ederek işyerinden ayrıldığı, 30/04/2010 tarihinden itibaren üç günlük yatak istirahatini içeren rapor sunduğu anlaşılmaktadır. Dinlenen tutanak tanıkları da davacının fesih bildirimini tebellüğden imtina ettiğini doğrulamışlardır. Bu şekilde davacının iş sözleşmesinin alınan rapordan önce işveren tarafından 29.04.2009 günü feshedildiğinden 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümleri kapsamına girmek için en az altı aylık kıdeme sahip olma koşulu bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.