YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7995
KARAR NO : 2010/5980
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacılar, murisinin … kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacıların murisi sigortalı … …’nun öldüğü … kazasında sigortalının %25 , davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına Eş için 40.000,00 TL, çocukların her biri için 25.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı eş için 50.000,00 TL, çocukların her biri için 40.000,00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (B) bendinin tümü ile silinerek yerine:
B. Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile;
1. a) Davacı eş … için 40.000,00 TL manevi tazminatın,
b) Davacı çocuk … için 25.000,00 TL manevi tazminatın,
c) Davacı çocuk … için 25.000,00 TL manevi tazminatın,
d) Davacı çocuk … için 25.000,00 TL manevi tazminatın,
27.12.2005 ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla talebin reddine,
2.Alınması gereken 6.210.,00 TL harçtan peşin yatırılan 4.590,00 TL mahsup edilerek bakiye 1.620,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 4.590,00 TL nispi, 15,60 TL başvuru olmak üzere toplam 4.605,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan toplam 433,00TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre 142,89 TL lık kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davacılar kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulu nan AAÜT üzerinden hesaplanan 10.300,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ,
6.Reddolunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulu nan AAÜT üzerinden hesaplanan 10.300,00TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgililerine yükletilmesine, 25.05.2010 tarihli oturumda oybirliği ile karar verildi.