YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12474
KARAR NO : 2010/9310
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 13.4.1988 olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre, davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince;
Davacı, sigorta başlangıç tarihinin 13.4.1988 tarihi olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı … (…) … adına 13.4.1988 işe başlama tarihli ilk işe giriş bildirgesinin 372203601 işyeri sicil numaralı … A.Ş. tarafından düzenlenerek 20.5.1988 tarihinde 72772 varide numarası ile Kuruma ibraz edildiği, bildirgenin davacıya ait 17741466 sicil no’lu SGK şahsi dosyası içerisinde olmakla birlikte işyerinden davacı adına bordro verilmediği gerekçesi ile sigorta başlangıç tarihi olarak dikkate alınmadığı, davacının aynı sigorta sicil numarasında 15.11.1989-1.4.2005 tarihleri arasında 4954 gün sigortalı hizmetinin olduğu görülmüştür.
Mahkemece, davacı adına düzenlenen 13.4.1988 işe giriş tarihli bildirgede işveren imza-kaşesinin bulunmadığı gerekçesiyle işveren tarafından verilmiş bir belge sayılamayacağından davada 5 yıllık hak düşürücü süre dolduğu gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç doğru değildir. Gerçekten, çalışanlara ait işe giriş bildirgesi düzenlenmesi ve Kurum’a ibrazı işverenlere ait bir sorumluluk olup, çalışanların bu bildirge düzenlenmesinde ve Kurum’a ibrazında kimlik ve sigorta bilgilerini işverene bildirme dışında bir sorumlulukları bulunmamaktadır.
Somut olayda, işveren tarafından düzenlenen bildirgenin Kurum kaydına girdiği açık olup, bildirgede imza-mühür olmaması sonuca etkili olmaz. Mahkemece dinlenen işyeri bordro tanık beyanları ile de davacının bildirgenin Kurum’a verildiği … A.Ş. işyerinde bildirge tarihinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu halde ise bildirgenin davacıya ait çalışma karşılığında Kurum’a verildiği ve davacıya ait olduğu, bildirgenin Kurum’a verilmesi karşısında da davada hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık olup, mahkemece istemin kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 4.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.