Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/15594 E. 2012/8351 K. 02.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15594
KARAR NO : 2012/8351
KARAR TARİHİ : 02.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, işyerinde alan asortman ve yerleşim şefi olarak çalışan müvekkilinin iş sözleşmesinin mağazadan eşinin yetkisini kullanarak aldığı cep telefonunu, iade prosedürüne uymadan ürünü kullandıktan dokuz ay sonra iade ettiği ve o anda likidasyona giren başka bir cep telefonu aldığı gerekçesiyle feshedildiğini, feshin haklı sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işyerindeki iade prosedürüne uymadan ürün iade ettiğinden haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının fesih nedeni yapılan eylemlerinde kusurlu davranışı bulunmadığı, davacı hakkında yapılan ihbarın soyut iddialar içerdiğinden davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın ve usule aykırı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının davalı şirkette işe iadesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun’un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir. Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Davalı işyerinde, işyerinde elektronik departman şefi olarak çalışan eşinin yetkilerini kullanarak, iade prosedürüne uymadan dokuz ay kullanılan cep telefonunu herhangi bir arızası olmadığı halde yetkisini kötüye kullanarak değiştirdiği gerekçesiyle haklı nedenle feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı tarafından dokuz ay boyunca kullanılan cep telefonunun iade işlemi, davacının eşinin yetkilerini de kullanarak iade prosedürüne uymaksızın gerçekleştirildiği ve likidasyona giren yeni bir telefonunun alınarak davacının eşi tarafından kullanılmaya başlandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının eşi tarafından davalı işveren hakkında açılan işe iade davası Dairemizin 17.04.2012 gün ve 2011/14739 esas, 2012/7691 karar sayılı ilamı ile işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle bozulmuştur. Davacının fesih nedeni yapılan eylemi doğruluk ve sadakata aykırı bir davranış teşkil etmekle, fesih haklı nedene dayandığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup, hüküm bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.