YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/711
KARAR NO : 2011/900
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 1.1.1984-15.11.2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı deliller ile kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyizine gelince; dava, davacının 01.01.1984-15.11.2004 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece,istemin kısmen kabulü ile davacının davalılar murisi Muzaffer …’a ait işyerinde 01.08.1992-19.05.1998 ve işveren …’a ait işyerinde 20.05.1998-15.11.2004 tarihleri arasında hizmet akdi ile bildirilmeyen çalışmalarının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,Kurumun cevabına göre davacının 138110 işyeri sicil numaralı işyerinde 01.08.1992 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin verildiği, davalılardan Muzaffer … adına tescilli 138110 numaralı işyerinin 15.03.1981 tarihinde,aynı adreste … adına tescilli 1124207 numaralı işyerinin ise 20.05.1998 tarihinde kapsama alındığı, 29.11.1988-29.05.1990 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığı,İzmir 2.İş Mahkemesinin 19.12.2006 tarihli kararı ile davacının 01.01.1984-15.11.2004 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde kesintisiz çalıştığı kabul edilerek bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı,bu kararın 10.12.2007 tarihinde 9.HD tarafından onanarak kesinleştiği, davacı ve davalı bordro tanıklarının davacının askerlik öncesi ve sonrası dönemde de davalılara ait işyerinde çalıştığı yönünde beyanda bulunduğu, şahsi sicil dosyasının ve işyeri dönem bordrolarının tümüyle getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının davalılara ait işyerinde 01.08.1992 tarihinden itibaren Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesi yerinde ise de davalı işverenlere ait 1985/2-1987/2 ve 1989/2-1992/2.dönem bordrolarında isimleri yer alan davacı ve davalı tanık beyanlarından davacının askerlik süresi dışında davalılara ait işyerinde mahkemece kabul edilen 01.08.1992 tarihinden önce de çalıştığı anlaşıldığı halde davacının 01.08.1992 tarihinden önceki çalışma iddiasının yeterince araştırılmadan bu dönem yönünden istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacıya ait şahsi sicil dosyasını ve dava konusu döneme ait işyeri dönem bordrolarının tümünü getirtmek suretiyle davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş özellikle 01.08.1992 öncesi dönem bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit edip beyanlarına başvurmak,davacının davalılara ait işyerinde askerlik öncesi ve sonrasında da çalışıp çalışmadığını, çalışmışsa çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tesbit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.