Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16643 E. 2010/12988 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16643
KARAR NO : 2010/12988
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 21.11.2001-15.12.2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 21.11.2001-15.12.2003 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacı adına davalı işyerinden işe giriş bildirgesi verilmediği, davacının 21.11.2001-18.09.2002 arası davadışı 1037543 nolu Bioben İlaç ve San.Tic.Ltd.Şti.unvanlı işyerinden, 01.01.2003-15.11.2003 arası ise 1060066 işyeri sicil numaralı davalı işyerinden bildiriminin yapıldığı,davalı 1060066 işyeri sicil numaralı işyerinin 31.05.2002 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, Kartal 1.İş Mahkemesinin 2005/260 Esas sayılı dosyası içeriğine göre davacının davalıya ait araç ile 19.12.2002 tarihinde kaza yaptığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacı 21.11.2001-18.09.2002 tarihleri arası davalı işyerinde çalıştığını iddia etse de bu dönemde davadışı 1037543 nolu Bioben İlaç ve San.Tic.Ltd.Şti.unvanlı işyerinden bildirildiği için bu döneme ilişkin talebin reddi doğru ise de, 19.09.2002-31.12.2002 tarihleri arası dönem yönünden davacının 19.12.2002 tarihinde şirkete ait araç ile kaza yaptığının anlaşıldığı ve bordro tanığı kazadan sonra davacının işten çıkartıldığını söylediği halde,bu döneme ilişkin olarak davacı ile aynı dönemde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları veya komşu işyeri tanıklarının tespit edilerek beyanlarına başvurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile istemin tümüyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği ve 19.12.2002 tarihinde şirkete ait araç ile kaza yaptığı nazara alınarak, 19.09.2002-31.12.2002 tarihleri arasındaki dönem yönünden araştırmayı genişletmek suretiyle davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş diğer bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit edip beyanlarına başvurmak,davacının söz konusu dönemde davalıya ait işyerinde çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.