YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16652
KARAR NO : 2010/12989
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 12.5.1995-20.5.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 12/05/1995 – 20/05/2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 12.05.1995 tarihinde verilmiş işe giriş bildirgesinin bulunmadığı,10.12.1996 tarihli işe girişine ait işe giriş bildirgesinin mahkemece getirtilmediği, 10.12.1996-31.03.1997 arası 1033551 nolu işyerinden 30 gün bildiriminin bulunduğu,22.10.2006 tarihine kadar başka bildiriminin olmadığı, davalı 1062707 işyeri sicil nolu … Ltd.Şti işyerinin 23.12.2002 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı,halen faal olduğu işyeri adresinin Bağdat cad.Sümbül sok.no.5 Daire 1 Maltepe olduğu,1033551 işyeri sicil nolu … Ltd.Şti.unvanlı işyerinin 01.04.1996 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı,ortaklarının … ve … ’ye ait olduğu, işveren olarak … ’in göründüğü,işyeri adresinin … mah.Tepe sok.no.18 … olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ilc çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527,30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde Sümbül sok. Maltepe adresindeki işyerinde çalıştığını söylediğine göre ve bu işyerine ait dönem bordroları ile tesbit edilen komşu işyerlerine ait dönem bordroları getirtildiğine göre, dönem bordrolarından re’sen seçilecek bordro tanıklarının beyanlarına başvurulması ve davacı 1033551 işyeri sicil nolu işyerinden talep ettiği dönemde bildirildiği için iki şirket arasındaki bağlantının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, öncelikle davalı şirketi temsil eden avukatın vekaletnamesi dosyada bulunmadığından, vekaletnamesini ibraz etmesi sağlanarak hangi şirketi temsil ettiğini tesbit etmek, gerekirse davacıya işyeri sicil numarası farklı olan diğer şirketi yöntemince davaya dahil etmesi için önel vermek, iki şirket arasındaki bağlantıyı araştırmak, işe giriş bildirgelerini ve işyeri dönem bordrolarını Kurumdan getirtmek, davacının dava dilekçesinde adresini belirttiği … işyeri sicil nolu işyerinde ve talep ettiği dönemde bildiriminin yapıldığı … işyeri sicil numaralı işyerinde davacı ile aynı dönemlerde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını veya işverenlerini tesbit edip beyanlarına başvurmak, davacının hangi şirkete ait işyerinde ne kadar süre ile çalıştığını kuşkuya yer vermeyecek şekilde tesbit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.