Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/13290 E. 2013/16900 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13290
KARAR NO : 2013/16900
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisi iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin 8.800,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair kurulan hükmü davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 28.01.2013 tarih 2012/10915 Esas, 2013/1365 Karar sayılı ilamıyla davalıların sair temyiz itirazları reddolunarak davacı yararına hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminatın çok fazla olduğu ve davalılar … ve … hakkında açılan maddi ve manevi tazminat davalarının husumet yokluğundan reddine karar verildiğine göre, bu davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak 8.800,00 TL maddi tazminatın dava dilekçesinde talep edilmediği için faiz yürütülmeksizin, 10.000,00 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacının iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının % 3 olduğu, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davalı işveren şirketin % 90, davacı işçinin % 10 oranında kusurlu bulunduklarının belirtildiği, anlaşılmaktadır.

B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 10.000,00-TL manevi tazminatın bir miktar fazla takdir edildiği ortadadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflardan davalılara iadesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 23/09/2013 günü oy birliği ile karar verildi.