Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/10003 E. 2008/12347 K. 24.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10003
KARAR NO : 2008/12347
KARAR TARİHİ : 24.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.01.2005 ve 28.08.2006 gününde verilen dilekçeler ile vakıf şerhinin terkini, birleştirilen davada taviz bedelinin iadesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve birleşen davanın reddine dair verilen 08.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
… tarafından açılan ve mahkemenin 2006/97 Esasında kayıtlı davada, 116 ada 5 parsel sayılı taşınmaz kaydında yer alan “… Vakfı” şerhinin terkini istenmiştir.
Aynı yer Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/4 (2005/1) Esas sayılı dosyasında ise 160 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kaydındaki “… Han Vakfı” şerhi bulunduğu, bu şerhten ötürü 2640.00 YTL. taviz bedeli ödendiği, vakfın gayrisahih vakıf olması nedeniyle şerhin terkini ile haksız olarak tahsil edilen 2640.00 YTL.nin davalı … İdaresinden tahsili talep edilmiştir. Bu dava … tarafından açılmıştır.
Mahkemece, her iki dava dosyası birleştirilmiş, davaların reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yukarıda söylendiği üzere gerek asıl ve gerekse birleştirilen davaların tarafları farklıdır. Asıl dava “… Vakfı”, birleştirilen dava ise “… Han Vakfı” şerhlerine ilişkindir. HUMK.nun 45. maddesi hükmünce aynı mahkemede görülmekte olan davalar aralarında bağlantı bulunması halinde davanın her safhasında istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Şayet, davalar aynı sebepten doğmuş
veya biri hakkında verilecek hüküm diğerini etkileyecek nitelikte ise davalar arasında bağlantı var sayılır.
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının ayrı ayrı ve keşfen incelenmesi, taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada kadim köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra bir sonuca ulaşılması gerekecektir. Dolayısıyla, her iki dava arasında tarafları ve dava sebebinde farklılık bulunması nedeniyle bağlantı var demek olanaklı değildir. Üstelik yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesi, gerekmediği halde birleştirilen dava dosyalarının tefriki halinde mümkündür.
Mahkemece yapılan bu saptamalar gözetilerek iyi bir yargılama yapılabilmesi için gerekmediği halde birleştirilen dava dosyaları tefrik edilip, her biri hakkında yöntemince tahkikat yapılarak sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken bu yönün göz ardı edilmesi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 24.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.