Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11588 E. 2022/9834 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11588
KARAR NO : 2022/9834
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten yaralama suçundan sanıklar … ve …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37. maddesi yollaması ile 86/1, 86/3-e, 87/3 ve 29. maddeleri gereğince 1 yıl 9 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar … … ve …’ın ise 5237 sayılı Kanun’un 37. maddesi yollaması ile 86/1, 86/3-e, 87/3, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 16 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar … … ve … yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2017/241 Esas, 2019/560 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 08.08.2022 tarihli ve 2021/21997 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2022 tarihli ve 2022/113703 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanık … … hakkında, sanıklar …, …, … … ve … ile iştirak halinde katılan Vural …’a yönelik işlediği yaralama suçundan verilen mahkûmiyet kararının sanık … tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/1925 Esas, 2021/486 sayılı kararında da, “…katılan sanık … … hakkında katılan Vural …’ı ulna kemikte styloid kırığa neden olacak şekilde yaralaması ile ilgili olarak mevcut kırıkların hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) derecede olduğu kabul edilerek, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmayacak şekilde yaraladığı olayda; kasten yaralamanın
vücutta kemik kırılmasına neden olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin cezanın yarısına kadar arttırılacağını öngören 87/3. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre makul bir oranda arttırım yapılarak ceza verilmesi yerine 5237 sayılı TCK’nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/4) oranında artırım yapılmak suretiyle katılan sanık hakkında fazla ceza tayini yasaya aykırı olup…” şeklinde belirtildiği üzere,
Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 17.02.2020 tarihli ve 2020/731 Esas, 2020/3128 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, mağdurdaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kabul edilmesine göre, 5237 sayılı Kanun’un 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adlî tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde 1/4 oranında artırım yapılmak suretiyle sanıklar haklarında fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA
İncelenen dosyada; mağdurdaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hafif (1.) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun kabul edilmesine göre, 5237 sayılı Kanun’un 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılabileceğinin öngörülmesi, adlî tıp kriterlerinde de kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkileme derecelerinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 87/3. maddesi uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi dikkate alınarak makul oranda bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki orantılılık ilkesini ihlal edecek şekilde (1/4) oranında artırım yapılmak suretiyle sanıklar haklarında fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanıklar …, …, … … ve … hakkındaki kasten yaralama suçundan Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2017/241 Esas, 2019/560 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.