YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5929
KARAR NO : 2012/18181
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini … sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hiçbir baskı altında olmadan hür iradesi ile akdetmiş olduğu (ikale) sözleşmeye aykırı olarak açtığı davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, sözleşme metninin işveren tarafça hazırlandığını, davacının serbest iradesi ile varılan bir anlaşma olmadığını belirterek davacının iş sözleşmesinin sona ermesinin işveren tarafından yapılmış haksız bir fesih olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki iş ilişkinin bozma sözleşmesi yoluyla sona erip ermediği hususu temel uyuşmazlığı oluşturmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir sebeple sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması sebebiyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut olayda, taraflar arasında 28.12.2010 tarihli “İş Sözleşmesinin Karşılıklı Anlaşmaya Dayalı Olarak Sona Erdirilmesi Sözleşmesi” akdedilmiş olup, ayrıca davacı 10.01.2010 tarihli ibraname imzalayarak davalı işverene sunmuştur. Davacının irade fesadına uğrayarak bu belgeleri imzaladığı ispatlanamadığı gibi, davacıya işbu belgeye göre kıdem ve
ihbar tazminatı yanında ayrıca dört maaş tutarı ekstra ödeme yapıldığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin ikale ile son bulduğunu kabul etmek gerekir. Bu itibarla mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yatırılan temyiz harcının istek halinde kendisine iadesine, kesin olarak 13.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.