Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/75 E. 2006/447 K. 30.01.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/75
KARAR NO : 2006/447
KARAR TARİHİ : 30.01.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 19.9.2002 gününde verilen dilekçe ile kadastro tesbitine itiraz (tapuya dayalı tescil) istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 7.2.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 1980 yılında yapılan tapulamada tapu ile malik bulunduğu taşınmazın sınırlandırılması yapılırken 154 parsel numarası verildiği ve önceki tapu kaydının büyük bir bölümünün bu parsel çapının dışında bırakıldığını bildirerek, çap dışı kullandığı taşınmaz bölümünün ölçülerek adına tesciline karar verilmesini istemiş, iş bu talebiyle ilgili istemini Çemişgezek Kadastro Mahkemesine sunmuştur. Kadastro Mahkemesi ise; çapa bağlanmamış, parsel numarası verilmemiş ve bu nedenle de tutanağı düzenlenmemiş taşınmazlar için kadastro mahkemesinde dava görülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu hükmün temyiz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine, davacı talebiyle dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesi esasına kaydedildiği anlaşılmaktadır. Adı geçen bu son mahkemenin temyize konu hükmü ile de tescili talebedilen taşınmazın tesbit dışı bırakıldığı vurgulanmak suretiyle bu işlemin de bir tapulama işlemi sayıldığı hükme gerekçe yapılarak davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu açıklanarak görevsizlik kararı verildiği ve bu hükmün temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Kadastro Mahkemelerinin bakacağı işler 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 10, 11, 25, 26 ve 27. maddelerinde belirtilmiş olup burada sayılanların dışındaki uyuşmazlık konuları bu mahkemelerin görevi dışındadır. Yukarıda sözü edilen madde içeriklerine göre hakkında kadastro tutanağı düzenlenmemiş bulunan taşınmazlar için çıkarılan uşumazlıkların yargı yeri Kadastro Mahkemeleri olmayıp genel mahkemelerdir.
Eldeki davada tescile konu edilen taşınmaz 16.11.2004 havale tarihli krokiye göre A harfiyle gösterilen 21.300 metrekarelik yer olup, bu taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmediği açıktır. Uyuşmazlığın mevcut olan hukuksal durum itibariyle davaya bakma görevi genel mahkemelere ait olmakla işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.