YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4133
KARAR NO : 2006/5047
KARAR TARİHİ : 01.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davaclar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.4.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 9.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydındaki vakıf şerhinin kaldırılması istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava kabul edilmiş hükmü davalı … İdaresi temyiz etmiştir.
Bilirkişi olarak görüşüne başvurulan ….’in Yargıtay denetimi için gönderilen bazı dosyalarda da rapor düzenlediği ancak uzmanlık alanını “Trafik Polisi” olarak bildirdiği bilinmektedir. Böylelikle bilirkişinin konunun gerçekten uzmanı olup olmadığı hususunda tereddüt doğmuştur.
Bu tür davalarda vakıf türünün saptanması ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli parsellerde vakfın bir hakkı kalıp kalmadığının taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin, vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin duraksamaya yer bırakmadan saptanması gerekmektedir.
Somut olayda bilirkişi incelemesi dosya üzerinden yaptırılmış ve alınan rapor hükme dayanak yapılarak istem kabul edilmiştir. Ancak;
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumları ayrı ayrı olacağından konumları keşfen saptanıp haritasına işaret ettirilerek bu taşınmazların kadim köy ya da kasaba içindeki mülk toprak nevinden veya miri arazi niteliğinde bir yer olup olmadığı belirlenmeden sadece dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesine bağlı kalınarak bir sonuca ulaşılamaz. Zira uygulama ayni vakfiye kapsamındaki bir kısım yerlerin sahih bir kısım yerlerin ise gayrisahih kabilinden vakıf olabileceğini ortaya koymuştur.
Böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş; konusunda gerçekten uzman bilirkişinin katılımı ve dava konusu taşınmazın yerini haritaya işaretleyecek harita mühendisi bilirkişide bulundurarak keşif yapmak ve bu keşifteki taşınmazın yerinin kadim köy ya da kasaba içinde mülk toprak nevinden olup olmadığını kuşkuya yer bırakmadan belirlemek vakfın türü hakkında ancak bundan sonra bir sonuca varmak olmalıdır. Değinilen biçimde inceleme ve araştırma yapılmaksızın uzmanlık alanında tereddüt yaratılan bilirkişinin raporuna bağlı kalınarak davanın kabulü doğru olmamış kararın bu bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 1.5.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.