YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5302
KARAR NO : 2008/10187
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı … adına kayıtlı bulunan 363 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın zırai amaçlı kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazı icar sözleşmesine istinaden kullandığını, fuzuli şagil olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayden davacının miras bırakanı adına kayıtlı bulunan çaplı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın elattığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.10.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat… geldi davetiye tebliğe rağmen temyiz edilen vekili avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi …’un tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, kayden davacı ile dava dışı kişilerin irsen maliki bulundukları çekişme konusu 363 parsel sayılı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni bulunmaksızın elattığı taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi bulunduğu, böylesi bir yer için yapılan kira sözleşmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 702/2.maddesi hükmü uyarınca tüm ortakların katılımı ile gerçekleştirileceği, ayrıca paylı mülkiyet üzere olan yerle ilgili açılan dava neticesinde 21.6.1944 tarih ve 13/24 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca taşınmazın tamamı yönünden karar verilmesi gerektiği, gözetilmek suretiyle yazılı olduğu üzere davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. O halde davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine;
Ancak dava dilekçesinde gösterilen dava değeri üzerinden davacı yararına Avukatlık Ücreti takdir ve tayini gerekirken, keşfen belirlenen ve yargılama aşamasında harcı ikmal edilmeyen dava değeri üzerinden davacı yararına fazla avukatlık ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550.00.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına ve alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.