YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2693
KARAR NO : 2022/13886
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
Mahkeme : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : a) Mahkûmiyet; Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2018 tarihli, 2018/330 esas ve 2018/476 sayılı kararı
b) İlk derece mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm Cumhuriyet savcısı ile sanık … müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca birer ay ara ile 24 eşit taksit ile alınmasına, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının bir defada tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı” hususu belirtilmeyerek TCK’nın 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMK’nın 302. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesi hükmünün;
1)TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümüne “…iptal kararından” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerden” ibaresinin eklenmesi,
2)Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına “… tahsil edilmesine ” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin bildirilmesine” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz isteğinin ESASTAN REDDİNE,
B) Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde:
CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, Cumhuriyet savcısının dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303’üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup,bu kapsama girmeyen şekilde bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince kabul edilen maddi olgu kabul edilmeden delil takdiri yapılarak beraat kararı verilebilmesi için, CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi uyarınca dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.