Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/1499 E. 2007/2525 K. 12.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1499
KARAR NO : 2007/2525
KARAR TARİHİ : 12.03.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.12.2005 gününde verilen dilekçe ile gayri menkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, … ve … … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Davacılar, 04.03.2002 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanarak murisileri babaları … … adına kayıtlı 100 ve 1017 parsellerde anneleri … …’a kalmış bulunan miras payını bedeli mukabilinde satın aldıklarını bildirerek bu taşınmazlardaki satıcı … … payının iptalleri ile eşit paylarla adlarına tescilini istemişler, mahkemece istemin kabulü üzerine hüküm davalılar …, …, …, … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafça dayanılan 04.03.2002 günlü sözleşme noterlikçe resen düzenlenmiş olup koşulları itibariyle hukukça hükmü haiz bir belgedir. Satış vaadi sözleşmesinde satmayı vaad eden … …, vekili … … tarafından temsil edilmiştir. … …’in satıcı … …’a vekilliğine ilişkin vekaletname ise 04.05.2001 tarih 2315 yevmiye numaralıdır. Bu vekaletnamenin içeriğine göre vekalet veren …, murislerinden irsen intikal etmiş veya edecek miras payını alıcı adını belirtmeksizin dilediği kişiye ya da kişilere satma ve satış vaadinde bulunma yetkisi vermiş bulunmaktadır. Bu vekaletnamede davacılar … ve …’a pay sattığına dair bir bilgi yer almadığı gibi düzenleme ve vekaletname metni içeriğine göre vekilliğin ölümünden sonra da devam edeceğine dair bir açıklık yoktur. Satış vaadinde bulunan … …, dosya içerisine alınan Tekirdağ Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.03.2006 tarih 2006/73 Esas sayılı mirasçılık belgesine göre 28.10.2001 tarihinde vefat etmiştir. Görüldüğü üzere satış vaadi sözleşmesi muris …’nın ölümünden yaklaşık dört aylık bir zaman geçtikten sonra düzenlenmiştir. Borçlar Kanununun vekilin vekaletinin sona ermesine ilişkin düzenleme yapan 397. maddesine göre “hilafı mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekalet, gerek vekilin gerek müvekkilin ölümü ile… sona erer.” hükmü yer almaktadır. Az yukarıda da belirtildiği gibi muris … …’ın vekil … …’e verdiği vekaletnamenin içeriğinden bu vekaletnamenin ölümden sonra da hüküm ifade edeceğine dair bir yetki yer almamaktadır. Açıklanan nedenlerle ölümden sonra yetki kullandığı anlaşılan … … vekili … …’in, … … adına düzenlediği anlaşılan davacılar dayanağı 04.03.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesinin hukuki sonuç doğurması mümkün bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle davanın reddi yerine kararda yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar …, …, … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hükmünün bu davalılara hasren BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.