Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/14946 E. 2007/16125 K. 24.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14946
KARAR NO : 2007/16125
KARAR TARİHİ : 24.12.2007

Mahkemesi :ASLİYE HUKUK

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil, değilse temliken tescil, değilse tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, harici satın alma iddiasına dayalı tapu iptali tescil, ikinci kademedeki istek Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat istemlerine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
120 m2 yüzölçümündeki imar sonucu 9838 ada 25 sayısını alan taşınmaz davalı … adına kayıtlıdır. Dava dilekçesindeki açıklamalar ile temyiz dilekçesinde yazılanlara bakılırsa, öncesi davalının miras bırakanı olan … adına kayıtlı taşınmazın önce dava dışı Muharrem İnce, ardından … …’a satıldığı davacının ise 1987 yılında üzerinde ev bulunan dava konusu yeri … …’dan haricen aldığı anlaşılmaktadır.
Burada öncelikle üzerinde durulması gereken tapuda kayıtlı taşınmazın haricen satışının hüküm ve sonuç meydana getirmeyeceğidir. Gerçekten; Türk Medeni Kanununun 706 Borçlar Kanununun 213. maddeleri hükümlerine göre tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyet devrini öngören sözleşmelerin geçerliliği sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi koşuluna bağlıdır. Diğer taraftan; Türk Medeni Kanununun 724. maddesiyle mülkiyet hakkının kapsamına sınırlama getirilmiş, o maddedeki koşulların varlığı halinde zemin ve üzerindeki yapı arasındaki bağlantı kesilerek yapı sahibine üzerinde bulunan taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bu hak, şahsi bir hak olduğundan ancak bina sahibi veya onun külli halefleri tarafından inşaat yapılırken taşınmaza kim malik ise ona karşı ileri sürülebilir. Olayımızda davacı bina yapan kişi değil, bina yapılmış olarak taşınmazı dava dışı …’den satın alan kişidir. Dolayısıyla davacının Türk Medeni Kanununun 724. maddesinden yararlanma olanağı da yoktur. Tazminat talebinin ise, akidi olan dava dışı …’e karşı ileri sürebileceğinden, davanın reddedilmiş olması açıklanan gerekçelerle doğrudur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 24.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.