YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8303
KARAR NO : 2007/8930
KARAR TARİHİ : 09.07.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 1.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı; dava konusu 1548 parsel sayılı taşınmaz maliki olduğunu ancak tapu kaydında soyadının “…”, baba adının “…” olarak hatalı yazıldığını ileri sürerek nüfus kaydına göre soyadının “…”, baba adının da “…” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir
Dava konusu parsel tapu kütüğünde “… kızı, …” adına kayıtlıdır. Dava ile mülkiyet sahibinin soyadının …, baba adının da … olduğu açıklanarak bu sicile göre düzeltilme istenilmektedir. Dinlenen tanık …’ün anlatımına göre taşınmazın bulunduğu … köyünde “… ” adında birisinin yaşadığı ve 40 yıl önce de vefat ettiği anlaşılmaktadır. Yine bu tanık, adı geçen bu kişinin … isminde bir kızının olduğunu, 1938 yılında evlendiğini, evlilik soyadının “Işık” olduğunu ve 15-20 yıl önce vefat ettiğini bildirmektedir. Tanığın verdiği bu bilgilere göre kayıt maliki olan “… kızı, …” kimlik bilgileri yanlış yazılan kişi olmayıp, tapudaki adı, soyadı ve baba adı ile varlığını sürdürmüş birisi olmakla istemin kabulü halinde taşınmazda mülkiyet nakline sebep olunacaktır. Nüfus Müdürlüğünden “… kızı, …” adında birisine ait kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak özellikle tanık … anlatımı gözden kaçırılmadan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve mevcut delillere göre yanılgılı takdirle davanın kabulü doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.