Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7115 E. 2022/18289 K. 01.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7115
KARAR NO : 2022/18289
KARAR TARİHİ : 01.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

1)Katılan tarafından borçlu imzası olmaksızın sanık …’e verilen senedin, … tarafından imzasının tamamlanıp sanık …’a verildiği, sanık …’ın senedi sanık … ve katılan aleyhine icra takibine koyduğu, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içinde sahte senedi icraya koyarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanık …’in savunmasında senedin oğlunun okul masrafları için katılan tarafından imzalı olarak kendisine verildiğini, arkadaşı … ’ın senet verildiğinde yanında bulunduğunu, boşanma aşamasında yaşadığı ekonomik sıkıntılar dolayısıyla arkadaşı olan sanık …’dan aldığı borca karşılık senedi cirolayarak verdiğini beyan etmesi, sanık …’ın arkadaşı olan sanık …’in yaşadığı ekonomik sıkıntılar sebebi ile kendisine borç verdiğini ancak ihtiyacı olduğu için geri istediğini, … ’in kendisine verdiği senedi icraya koyduğunu, senet üzerinde bir oynama yapmadığını savunması, 10.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda senet üzerindeki yazıların katılan eli ürünü olduğu, imzaların ise katılan eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de, incelemenin yalnızca katılanın huzurda alınan imzaları ile yapılmış olması, 24.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre yazılar ve imzanın aynı kalibrede benzer mürekkepli roller kalem ile yazıldığının tespit edilmesi, sanık …’in 03.03.2015 havale tarihli yazılı savunmasında sanığın ticari hayatında farklı belgelere, farklı zamanlarda, farklı imzalar attığını beyan edip, buna ilişkin belgeler sunması, bu hususun mahkemece araştırılmamış olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için; katılanın incelemeye esas imza ve yazı örnekleri alınıp, daha önce başka amaçlarla atmış olduğu yazı ve imzalarının da bulunması muhtemel kurum ve kuruluşlardan temin edilerek, senedin ön yüzündeki borçlu imzasının aidiyeti konusunda Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor alınmasından sonra, sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı;
2)Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 01.11.2022. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.