Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/9477 E. 2007/10618 K. 24.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9477
KARAR NO : 2007/10618
KARAR TARİHİ : 24.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilemesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı 1992 yılında yapılan kadastroda 21.750 metrekare yüzölçüsü ile adına tespit ve tescil edilen taşınmazın kuzey bölümündeki sınırlar içerisinde gösterilmesi gereken kuyunun kesinleşen taşınmaz çapına göre 20 parsel sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek kuyunun bulunduğu bölümün ölçülerek 20 parsel içerisine alınacak şekilde çap oluşturulmasını istemiş , Mahkemece kadastronun yapıldığı 17.10.1992 tarihinden dava tarihine kadar 10 yılı aşan hak geçme süresi geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyaya getirtilen çap örneği, tapu kaydı ve tespit sırasında yapılan ölçekli krokiye göre davaya konu edilen A harfi ile işaretlenen kuyuya 20 parsel sayılı taşınmaz çapının dışında kaldığı ve kuyuya dahil bulunduğu taşınmaz bölümünün kadastro harici bırakılan yerlerden olduğu açıktır. Bu kadastro harici bırakılan yerlerde yeniden bir mülkiyet hakkının tesis edilebilmesi için kadastro tespitinden sonra aralıksız ve çekişmesiz 20 yıllık zilyetliğe dayanılmak gerekir. Ayrıca bu tür davalar Tapu Sicil Muhafızlığına karşı değil Hazine ve ilgili tüzel kişiliğine husumet yöneltilmek suretiyle açılmalıdır.
Somut olayda Hazineye ve taşınmazın bulunduğu … Köyü Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilmeden dava açılması, iş bu davanın husumet eksikliği nedeniyle reddini gerektirir. Bu nedenle davanın reddi yerine hakkında tapulama tutanağı düzenlenmiş ve kesinleşmiş tutanaklar için açılacak davalar bakımından 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesi ile getirilen 10 yıllık süre içerisinde dava açılmadığından söz edilerek davanın reddi doğru değil ise de, dava red olunmuş bulunmakla sonucu itibariyle doğru olduğundan ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edilene yükletilmesine, 24.09.2007 tarihindeoybirliği ile karar verilmiştir.