Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/3532 E. 2006/4589 K. 19.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3532
KARAR NO : 2006/4589
KARAR TARİHİ : 19.04.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.3.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı … bakımından kabulüne, … bakımından açılmamış sayılmasına dair verilen 26.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava tapu kaydına dayalı elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece davacı …’in açtığı davanın açılmamış sayılmasına, …’ın açtığı davanın ise kabulüyle davalının … payına elatmasının önlenmesine karar verilmiş hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dayanılan tapu kaydı 6.1.1938 tarih 67 numaralı kayıttan gelmektedir. Davacılardan … kayıt maliklerinden … oğlu …’nun mirasçısıdır. Nüfus kayıt örneğine göre kayıt maliki … 1953 tarihinde ölmüştür. Kayıt maliki …’nun davacı … dışında başkaca mirasçıları da olup terekesi elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir.
Elbirliği halinde mülkiyette (somut olayda olduğu gibi) mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanunun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin “ortaklığın” tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan herbirinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir. Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, nevarki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri yada davanın miras şirketine atanacak
temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı Mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esasının incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ. Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.