YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9944
KARAR NO : 2007/10979
KARAR TARİHİ : 28.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 3.4.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı …, tapulama sırasında mera olarak saptanan ve mera siciline bu niteliği ile kaydı yapılan 105 ada 35, 41, 93 ve 94 parsellerin, 1993 yılında yapılan imar çalışmalarında küçük sanayi sitesi bölgesinde bırakıldığını, mevcut mera tahsisinin değiştirilerek özel mülk niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine, mera olan taşınmazların bu vasfının değiştirilemeyeceğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mera sicilinde mera olarak kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazların mera kaydının iptali ile arsa niteliğinde davalı Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … Köy İşleri Bakanlığı ile Hazine vekili temyiz etmiştir.
Gerçekten, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden 1992 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, 105 ada 35, 41, 93 ve 94 parsellerin mera olarak saptandığı kadastro işleminin kesinleşmesi üzerine de anılan parsellerin özel siciline mera olarak tescil edildiği, kesinleşen imar uygulamasında ise, bu yerlerin sanayi sitesi alanında gösterildiği anlaşılmaktadır.
Asıl dava 3.4.2006, birleşen dava ise 31.5.2006 tarihlerinde açılmıştır. Davaların açıldığı tarihte 4342 sayılı Mera Kanunu yürürlüktedir. Nitekim, davacı … tüzel kişiliği de bu Kanunun 14/c maddesinde yer alan “kamu yatırımları yapılması için gerekli bulunan” yerlerin tahsis amacının değiştirilmesine dair hükme dayanmıştır. Dolayısıyla, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasa hükmünün mevcut uyuşmazlığa uygulanması davacı belediyenin tahsis amacının değiştirilmesini mahkemeden isteyip isteyemeyeceğinin incelenerek değerlendirilmesi gerekecektir.
Mera tahsis amacının değiştirilmesine ilişkin 4342 sayılı Mera Kanununun 14. maddesinde ayrı ayrı gösterilen nedenlerden birinin varlığı halinde, mera olan bir taşınmazın tahsis amacının değiştirilebilmesi ancak ilgili müdürlüğün talebi, mera komisyonu ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine valiliklerce yapılabilir.
Eldeki uyuşmazlıkta davacı, yasanın idari bir makamın görevine giren işi mahkeme önüne getirdiğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 7. maddesi hükmünce davanın yargı yolu nedeni ile reddi yerine çekişmenin esasının incelenerek hükme bağlanması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 28.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.