YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4676
KARAR NO : 2022/12619
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi-alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, İstanbul … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2014/25887 E. sayılı takip dosyasından alacaklı olduğunu, farklı bir takip dosyası alacaklısı (haciz alacaklısı) tarafından açılan sıra cetveline itiraz davasında aleyhine hüküm kurulduğunu ve adına kayıtlı taşınmazlara ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, sıra cetveline itiraz davası kesinleşmeksizin infazının mümkün olmadığından hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince, şikayetin reddine karar verildiği, istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b(1) uyarınca esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Takip dosyası incelendiğinde; şikayetçi alacaklı tarafından borçlu … aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 16.12.2014 tarihinde takip başlatıldığı, takip dosyasından yazılan talimatlar sonrası borçlunun iki taşınmazının ihale ile alacağa mahsuben şikayetçi alacaklıya ihale edildiği, daha sonra sıra cetvelinin düzenlendiği, sıra cetvelinin birinci sırasında şikayetçi alacaklının olduğu, davalı haciz alacaklısının sıra cetveline itiraz davası açtığı, İstanbul … 28. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19.07.2019 tarih ve 2018/393 E. – 2019/255 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen dosya yönünden 18.09.2018 ve 10.10.2018 tarihli sıra cetvellerinin birinci sırasındaki … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2014/25887 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın muvazaa nedeni ile iptali ile sıradan çıkarılmasına, … 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/615 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın birinci sıraya alınmasına, davalı … ve Hasan Hüseyin Kayahan’a ayrılan bedelin davacı (davalı haciz alacaklısı) tarafa ödenmesine karar verildiği, akabinde davalı haciz alacaklısı tarafından 19.09.2019 tarihinde bahsi geçen kararın şikayet konusu İstanbul … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2014/25887 E. sayılı takip dosyasına sunularak alacağa mahsuben alınan taşınmazların şikayetçi alacaklı adına kayıtlı olmaması halinde İİK’nun 361. maddesi uyarınca ihale bedeli olan 474.014,56 TL miktarında şikayetçi alacaklı adına kayıtlı olan taşınmazlar üzerine haciz konulmasının talep edildiği, icra müdürlüğünce haciz alacaklısının zarara uğramaması adına alacağa mahsuben yapılan bedel ile sınırlı olmak üzere İİK’nun 361. maddesi uyarınca şikayetçi alacaklıya ait taşınmazlar üzerine haciz konulmasına karar verildiği görülmüştür.
İİK’nun 361. maddesi; “İcra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.” şeklinde emredici bir düzenlemeyi içermektedir.
Anılan madde hükmü, ilamlı veya ilamsız tüm icra takiplerinde, her ne sebeple olursa olsun, borçludan fazla para tahsil edilen her durumda uygulama yeri ve alanı bulunan, özel bir hükümdür. Buna göre, icra daireleri, hesaplama sonucunda fazladan tahsil edildiği ortaya çıkan tutarları, ayrı bir mahkeme hükmüne gerek olmaksızın, borçluya geri vermekle yükümlüdürler. Açıktır ki, burada, icra müdürüne kanun tarafından verilmiş, özel bir görev ve daha da önemlisi cebri icra gücünün kullanılması kapsamındaki bir yetki söz konusudur. İcra müdürü, dayanağı ve şekli ne olursa olsun, girişilmiş bir icra takibinde, borçludan tahsil edilen paranın, tahsili gerekenden daha fazla olduğunun (veya yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğunun) hesap sonucunda belirlediği durumlarda, cebri icra gücünü kullanarak, fazla tahsilatı borçluya geri verecektir (HGK’nun 2009/17-242 E., 2009/290 K. ve 24.06.2009 tarihli kararı). Şu halde İİK’nun 361. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için icra dairesince “borçludan” tahsil edilmiş bir para mevcut olmalıdır.
Somut olayda; iade isteminde bulunan icra takibinin borçlusu olmayıp, borçlu hakkında ki başka bir takip dosyası alacaklısı olduğundan, İİK’nun 361. maddesine dayalı olarak iade talebinde bulunamaz. Sıra cetveline itiraz davası sonucu alacaklının ödemesi gereken paranın iadesi yargılamayı gerektirdiğinden, ancak haciz alacaklısı tarafından açılacak bir istirdat ya da sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak davasında ileri sürülebilir.
O halde, şikayetçi alacaklının taşınmazlarına ve banka hesaplarına haciz konulması usule aykırı olup, ilk derece mahkemesince, şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçi-alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 13.01.2022 tarih ve 2021/1545 E. – 2022/105 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul … 6. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 28.01.2021 tarih ve 2019/565 E. – 2021/40 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.