YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12229
KARAR NO : 2007/13976
KARAR TARİHİ : 12.11.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 22.5.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi ve komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müdahalenin önlenmesi talebinin kabulüne, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi talebinin reddine dair verilen 22.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza kavak ağacı dikmek suretiyle oluşan elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi krokisinden davacının maliki bulunduğu 49 parsel sayılı taşınmaza dikildiği saptanan kavak ağaçları ile ilgili istem hüküm altına alınmış, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi talebi ise reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunun 683. (önceki Medeni Kanunun 618.) maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin taşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.
Burada esaslı unsur, zarar görmedir. Gerek davadan önce yapılan delil tespitinde alınan bilirkişinin 27.4.2006 tarihli raporunda ve gerekse yargılama aşamasında keşif sonucu düzenlenen 29.3.2007 tarihli ziraatçi bilirkişi raporunda davalının 42 parseline diktiği kavak ağaçlarının davacının maliki bulunduğu 41 parsel zeminindeki kiraz ağaçları üzerine sarkarak gölgeleme yaparak ve köklerinin davacı parseline geçmek suretiyle kiraz ağaçlarının gelişmesini önleyeceği saptanmıştır. Görülüyor ki, komşuluk hukukunun mülkiyet hakkının kullanılmasını kısıtlayan zarar unsuru somut olayda gerçekleşmiştir. Mahkemece, davacının komşuluk hukukuna ilişkin isteminin de kabulü yerine kavak ağaçlarının davalı tarafından kendiliğinden kesilebileceği olasılığından söz edilerek bu bölüm isteminin reddi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.