YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11312
KARAR NO : 2006/2584
KARAR TARİHİ : 07.03.2006
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 7.7.2003 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale (muarazaanın giderilmesi) istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.3.2005 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 7.3.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.Aslı Kılıç ile karşı taraftan davacı … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı kooperatifin arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca inşaa ettiği villalardan arsa malikine ait olan 2 numaralı konutu 19.1.1996 tarihinde tapu maliki olan .l’den satın aldığını, 19.12.2001 tarihinde de intifa hakkını kendisinde bırakarak mülkiyetini oğlu ..’e devrettiğini, davalı ile 5.5.2002 tarihinde alt yapı hizmetleri karşılığı olarak 2 milyar Tl. (2000 YTL) ödenmek üzere protokol imzaladıklarını, kooperatifin protokolde şartları belirlenmiş olmasına rağmen, kooperatif yerleşim bölgesinde yapımı tamamlanan yol giderine katılmadığı gerekçesi ile 200.000.000 Tl. ve kooperatif üyesi olmadığı halde kooperatif üyeleri gibi aidat ödenmesi isteminde bulunduğunu, Kooperatifler Kanununun 81 ve Kooperatif Ana Sözleşmesinin 85.maddesi uyarınca ferdileşmeye geçmediğinden aidat istenmesinin yerinde olmadığını belirterek anılan paraları ödememesi sebebiyle davalının elektrik ve arıtma tesisi kullanım hakkını bloke eden kararının iptali ile muarazanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, davacının arsa sahiplerine ait olan konutlardan 46 (2) nolu konutu satın alarak 26.1.1996 da topluluğa katıldığını, 5.5.2002 tarihli protokol de belirtilen ödemelerden payına düşeni ödemeyi kabul ettiğini, 2.2.2003 tarihinde yapılan genel kurulda kooperatifin site işletme kooperatifine dönüştüğünü, davacının da site olanaklarından yararlandığından gerek bu nedenle ve gerekse protokol uyarınca davaya konu ödemeleri yapmakla yükümlü bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, kooperatifin ferdileşmeye geçmediği ve davacının da kooperatif üyesi olmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Davacı yargılama aşamasında site içi yolların yapımından kaynaklanan giderden payına düşen bedeli 7.11.2003 tarihinde davalı hesabına yatırmış olduğundan bu husus irdeleme dışında bırakılmıştır.Kooperatif aidat isteyip isteyemeceği hususuna gelince; 1163 Sayılı Kooperatifler Yasası’nın 81/2. maddesinde, ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve kooperatif dağılır. Ancak, Kooperatif isterse, 6 ay içinde de amacını hizmet kooperatifi olarak değiştirebilir.
Somut olayda da; 2.2.2003 tarihinde yapılan Genel Kurulda kooperatifin tasfiye edilinceye kadar, kooperatif yönetim kurulunun site yönetim kurulu olarak, denetim kurulunun da site denetim kurulu olarak görev yapmaya devam edeceği kararlaştırılmıştır. Her ne kadar davacı kooperatif üyesi değil ise de taşınmazı satın aldığı tarih itibariyle almış olduğu konutun davalıya ait konutların bulunduğu site içerisinde bulunduğunu bilmektedir. Kooperatif sitenin amacına uygun olarak kullanımının temini amacıyla bir başka anlatımla kooperatif hizmetlerinden yararlanan kişilerden bu hizmetlerin karşılığı olan aidatları isteyebilir. Bu hizmetlerden yararlanan kişide ister kooperatif üyesi olsun ister olmasın hizmet karşılığı olmak koşuluyla aidat ödemekle yükümlüdür. Usuli eksikler nedeniyle ödemeden kaçınma Medeni Kanunun 2.maddesi ile bağdaşmaz.Belirtilen nedenle mahkemece davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile istemin hüküm altına alınmış olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 450 YTL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.