YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4738
KARAR NO : 2006/5928
KARAR TARİHİ : 25.05.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 02.11.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.06.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda isim düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı,….. ilçesi …. Köyünde kain 1273 ve 243 parsel sayılı taşınmazların murisi babası … oğlu ….’nin mülkü olduğu halde, tapu kayıtlarının malik sütununda … oğlu … …. olarak yazılmış olduğunu, bu yüzden tapuda işlem yapamadığını beyan ederek tapudaki söz konusu parsellerle ilgili … oğlu … …. olarak yer alan kaydın iptal edilerek baba adının nüfus kayıtlarında olduğu gibi … oğlu …olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Hükümden sonra, Dairemizce getirtilen Tapu Sicil Muhafızlıklarınca düzenlenen 02.12.1994 gün ve …. yevmiye numaralı akit tablosu ile; 20.11.1995 gün ve 2332 yevmiye numaralı akit tablolarının incelenmesi neticesinde; …. ilçesi, ….. Köyü, Elkastal mevkiinde kain 1273 parsel sayılı 375 m2’lik arsa vasfındaki taşınmazın, … oğlu … ….. adına 02.12.1994 gün ve 1981 yevmiye numaralı akit tablosunda yazılı olduğu biçimde … oğlu… …’dan satış yoluyla mülkiyetin tamamının edinildiği, alıcının yaşının küçük olması nedeniyle babası …oğlu … … ve annesi … kızı …. …’nin alıcı … ve ….. oğlu ……18.04.1979 D.lu. … …. adına ve hesabına söz konusu taşınmazı 2.000.000.TL.bedelle satın aldıkları sabittir….. ilçesi, …. Köyü, ….. mevkii, 243 parsel sayılı, 2400 m2’lik tarla vasfındaki taşınmazın 5/6 payının … oğlu … … adına 20.11.1995 gün ve 2332 yevmiye numaralı akit tablosunda yazılı olduğu biçimde …..oğlu … … ….’den satış yoluyla edinildiği, alıcının yaşının küçük olması nedeniyle babası …oğlu … … ve annesi ….. kızı …..’nin alıcı … ve …. oğlu …. 18.04.1979 D.lu. … …. adına ve hesabına söz konusu taşınmazın 5/6 payını 2.000.000.TL. bedelle satın aldıkları sabittir. Yine dosyadaki nüfus kayıtlarından davacının murisi … ve …..’dan olma 1328 D.lu. …….’nin 28.02.1983 tarihinde vefat ettiği, dava konusu olan 1273 ve 243 parsel sayılı tapu kayıtlarındaki edinme tarihlerinin de 1994 ve 1995 tarihleri olarak gözükmesi davanın sübut bulmadığını göstermektedir.
Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; mahkemece davanın kabulü yönünde kurulan hükümde tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanamadığı, bu haliyle mülkiyet aktarımına neden olunduğu anlaşılmakla davanın REDDEDİLMESİ gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması BOZMAYI gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.