YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4579
KARAR NO : 2022/8764
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18.06.2019 tarih ve 2018/386 E. – 2019/289 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2019/1142 E. – 2021/331 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin 2017/112107 sayılı “TUNASET Biofarma Lojistik Hiz. A.Ş.” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlandığını, davalı şirketin 2017/09811, 2017/76539 sayılı ve “BL TURKEY BIOPHARMA LOGISTICS+şekil”, “BIOPHARMA LOGISTICS” ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek başvurularının reddine karar verildiğini, davacının itirazınında YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, markanın esaslı unsurunun büyük harflerle TUNASET ibaresi olduğunu, logoların dizayn şekli göz önüne alındığında hiçbir şekilde birbirleriyle çağrışım yapmadığını, markada yer alan “BİOFARMA LOJİSTİK HİZ. AŞ” nin müvekkilinin unvanı ve iş kolunu kapsadığını, markada kullanılan renkler ve markayı oluşturan unsurların bütün olarak incelendiğinde karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, davalı şirketten daha önce kurularak faaliyetine başladığını, kötü niyetli olmadığını, davacı şirket sahibi İsmail Cem Kolak’ın müvekkili şirketinin eski genel müdürü olduğunu ileri sürerek YİDK’nin 07.08.2018 tarih ve 2018-M-6608 sayılı kararının iptalini, müvekkilinin marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markaların asli unsurlarının “BIOPHARMA LOGISTICS” ibaresi olduğunu, bu ibarenin başına “TUNASET” ibaresinin eklenmesi ile markaya ayırt ediciliğin sağlanmadığını, taraf markaların kapsamdaki hizmetlerin de aynı olduğunu, hem anlam hem okunuş hem de kullandığı mal ve hizmetlerin aynı olması nedeniyle markaların iltibasa yol açacağını, davacının ticaret unvanını iki yıl önce aldığını 1999 yılında kurulduğunu ve üç defa ticaret unvanını değiştirdiğini, üç unvanın da biofarma ile alakalı bir ibare bulunmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, müvekkilinin şirket yetkilisi olan…’ın dava ile bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli 39. sınıftaki hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki hizmetlerle aynı/benzer oldukları, başvuru standart karekterle yazılmış “TUNASET Biofarma Lojistik Hiz. A.Ş.” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı “BL TURKEY BIOPHARMA LOGISTICS+şekil”, “BIOPHARMA LOGISTICS” ibarelerinden oluştuğu, markalar görsel olarak incelendiğinde, davacının davaya konu olan markası karakteristik bir şeklin yanında üstte büyük harflerle özel yazım “TUNASET” ibaresi ve bu ibarenin altında ise TUNASET ibaresine göre oldukça küçük punto ve silik olarak mavi renkle yazılmış “Biofarma Lojistik Hiz. AŞ” ibaresinden oluştuğu, taraf markaların benzeşen unsuru “BIOPHARMA LOGISTICS” ve “Biofarma Lojistik” olduğu, davaya konu olan markada yer alan “Biofarma Lojistik” ibaresi davalının ve redde mesnet olan “BIOPHARMA LOGISTICS” markanın Türkçe karşılığı olduğu, ancak bu ibarelerin davaya konu olan markanın başında ve daha büyük olarak konumlandırılan “TUNASET” ibaresinin yer aldığı, kaldı ki ortak olan “BIOPHARMA LOGISTICS” ibaresinin artık günlük dile yerleşen ve herkes tarafından bilinen barındırdığı anlam bakımından özellikle ilaç sektöründe ve bu sektöre paralel olan sektörde herkes tarafından kullanılabilen ayırt ediciliği nispeten düşük olan güçlü marka kategorisinde yer almayan bir ibare olduğu, “TUNASET” ibaresi olması ve bu ibarenin markada ilk kelime ve büyük puntolarla konumlandırılması nedeniyle markanın asıl unsurunun “BIOFARMA LOJİSTİK” ibaresi olduğunu söylemenin mümkün olmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nın 2018-M-6608 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, kararı davalı şirket vekili ve davalı kurum vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 37,90 TL harcın temyiz edenlere iadesine, 07/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.