YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6270
KARAR NO : 2007/9433
KARAR TARİHİ : 13.07.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.8.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil davasının reddine, elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 5.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi raporuna göre davacı taşınmazına 46 parsel sayılı taşınmazın 3985.21 metrekare tecavüzü olduğu saptandığından bu bölüme vaki elatmanın önlenmesine, fazla isteğin reddine, 34 parsel sayılı taşınmaz kayıtlarında hata bulunmadığından, tescil isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, öncesi haritaya bağlanan tapu kayıt kapsamındaki yere ait tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi istemlerinden ibarettir.
Dosyada yer alan kadastro tutanaklarının incelenmesinden; gerek davacıya ait 34, gerekse davalının maliki olduğu 46 parselin tutanaklarında yazılan tapu kayıtlarıyla revizyon gördüğü, revizyon kayıtlarının toprak tevzi haritalarına dayandığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 719 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/A maddeleri hükmünce, taşınmazların harita, plan ve krokiye dayanması halinde kayıt ve belgelerin kapsamı bunların uygulanması ile belirlenir. Bilirkişi 18.12.2006 tarihli rapor ve krokisinde B harfi ile gösterilen taşınmazın davacıya ait 34 numaralı parselin revizyon tapu kaydı haritası kapsamında kaldığını saptamıştır. Nitekim mahkemece, bu
saptama dikkate alınarak 3985,21 metrekarelik bu bölüme davalı elatmasının yersiz olduğu kabul edilerek istek hüküm altına alınmıştır. Davacı haksız elatmanın giderilmesi ile birlikte mülkiyetin naklini de istediğinden ve uygulama ile krokide B harfi ile gösterilen yerin davacı haritası kapsamında kaldığı saptandığından bu bölüme ait davalı tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken hiçbir gerekçe gösterilmeksizin mülkiyet nakli talebinin reddi doğru olmamıştır. Esasen bu bölüm davalı tapusu iptal ve davacı adına tescil edilmeden, başka bir anlatımla, mülkiyeti davalı üzerinde iken elatmanın önlenmesi hükmü kurulamaz.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.