Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3314 E. 2022/8487 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3314
KARAR NO : 2022/8487
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ5. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.10.2018 tarih ve 2017/1296 E- 2018/1298 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 21.12.2020 tarih ve 2019/286 E- 2020/1521 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 29.11.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davaya konu çeki muhatap ilgili bankanın … Şubesine ibraz ettiğinde çek üzerinde Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1247 Esas sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı verildiğini öğrendiği, akabinde anılan dava dosyasına müdahale edilerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak davanın konusuz kaldığı, hamiline yazılı çek bedelini ödemeyen davalı hakkında başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu çekin, boş ve imzalı olarak akrabasına hatır çeki olarak verildiğini, çeki kaybeden dava dışı … çek iptal davası açtığını, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının söz konusu çeki, çek keşidecisi davalı …’tan usulüne uygun ciro silsilesi yolu ile aldığı, çeki davalı borçlu tarafından imzalı olduğunun inkar edilmediği, çekin tanık anlatımlarına göre aralarındaki buğday ve hayvan alım satımı nedeni ile düzenlendiği, çekin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı deliller ile ispat edilemediği, çekin yasal süreler içerisinde ibraz edilmemiş ise de; davalı borçlunun imzasını inkar etmediği, çek havalesi yolu ile davacıya borçlandığı ve borçlanmaya dair bu belgenin aksinin davalı tarafça da ispat edilemediği gerekçesiyle çek değeri olan 135.000,00 TL çek bedeli üzerinden davanın kısmen kabulü ile işlemiş faiz istemi yönünden talebin reddi ile davalı aleyhine icra inakar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacı tarafından dava konusu çekin davalıya satılan mal karşılığı verildiği iddiasıyla açılan davada yerel mahkemenin belirttiğinin aksine davacı davasını sebepsiz zenginleşme hükümlerine değil temel ilişkiye dayandırmış olduğu, davacının temel ilişkiye dayalı bu iddiasının dayanağı ibraz süresi geçmiş delil başlangıcı marifetindeki çek olduğundan, iddiasını tanık dahil her türlü delille ispatlaması mümkün ise de, dinlenen tanık beyanlarında davacı ile mal alım satım ilişkisinde bulunan kişinin davalı değil davalının kardeşi … olduğu, tanık beyanları ile davacı ile davalı arasında temel ilişkiden kaynaklanan bir alacak borç ilişkisinin bulunmadığı sabit olmasına ve yerel mahkemenin gerekçeli kararının 2. sayfasının 5. paragrafında “dinlenilen davacı tanıkları davalı …’ın abisi …’ın aynı köylü olduğu, davacı …’un bulunduğu köye gelerek buğday ve hayvan ticareti yaptığı yönünde beyanda bulunmuşlar,” ibaresine yer verilmesine ve dolayısıyla bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerekmesine rağmen, aynı sayfanın devam eden 6. paragrafında ise bu kez Yerel mahkemece tarafların arasında buğday ve hayvan alım satımı gerçekleştiği, çekin bu nedenle düzenlendiği ve çekin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının davalı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf isteminin kabulü ile ilk derece kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin Davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.