YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14326
KARAR NO : 2008/16039
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; yanların 2003 yılında evlendikleri,zamanla davalının tutum ve davranışlarının değiştiği, davacıya karşı şiddete başvurup hakaret ettiği son olarak da başka bir kadınla birlikte yaşamaya başladığı, hatta ortak haneye getirmek istediği , bu duruma dayanamayan davacının da baba evine döndüğü ileri sürülerek davacı ile ortak … lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; ortak … yönünden istemin kısmen kabulüne davacı yönünden ise ayrı yaşamda haklılık unsuru ispat edilemediğinden talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK nun 197. maddesine göre; “Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir”.
Somut olayda davacı “ayrı yaşamda haklılık” olgusuna dayalı olarak tedbir nafakası isteminde bulunmuş olup, bu hususu ispat için de tanık deliline dayanmıştır. Dinlenen davacı tanıkları da davalının babasının mağazasında çalışan bir bayanla ilişkisi olduğunu duyduklarını, davacının baba evine döndüğünde yüzünde ve kollarında morluklar gördüklerini, davacının kocası tarafından dövüldüğünü söylediğini beyan ettikleri dikkate alındığında davacının ayrı yaşamda haklı olduğu kabul edilmelidir. TMK. nun 186. maddesi gereğince de; eşlerin birliğin giderlerine emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekmektedir. Bu durumda gözetilmek hiç bir işi ve geliri bulunmayan davacı lehine uygun bir miktar nafakaya hükmedilmesi gerekirken, istemin tümden reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.