Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12727 E. 2007/15183 K. 30.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12727
KARAR NO : 2007/15183
KARAR TARİHİ : 30.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.4.2003 gününde verilen dilekçe ile tazminat, davalının da savunma yoluyla temliken tescil talep etmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; her iki isteminde kabulüne dair verilen 13.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve dahili davalılar, , …, ve … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 224 ada 7 parsel sayılı taşınmaz maliki olduğunu komşusu olan davalının 4 parsel üzerine yaptığı inşaatı 7 parsele 22 m2 taşkın inşa ettiğini, taşınmazında taşkınlıktan ötürü değer kaybı meydana geldiğini, fazlalıklar saklı kalmak üzere 1000 YTL değer kaybı zararının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı taşınmazına taşma olmadığını, taşkınlık varsa arz mülkiyetinin kendisine verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 1000 YTL tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile birlikte davalı ve davaya dahil edilenlerden tahsiline, 7 parsel sayılı taşınmazdan da 21.44 metrekarelik tecavüzlü kısmın tapusunun iptali ile davalı ve dahili davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ile davaya dahil edilenler …, … … ve … temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 224 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davacı, 4 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ile davaya dahil edilenler adına kayıtlı olduğu 4 parsel üzerindeki yapının 7 parsele 21.44.m2 taşkın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Burada öncelikle; yasanın mülkiyet hakkı sahibine tanıdığı hakların ne olduğu hususu üzerinde durulması gerekmektedir.
Mülkiyet hakkı, eşya üzerinde sahibine geniş yetkiler tanıyan mutlak bir haktır (TMK.m.683-778). Gerçekten, Türk Medeni Kanunu’nun 683.maddesi mülkiyet hakkı malikine iki türlü yetki tanımıştır. Bunlar; eşyayı yasal sınırlar içinde dilediği gibi kullanma, yararlanma, tasarruf etme yetkisi ve yapılan tecavüzlere karşı eşyayı koruma yetkisidir. Eşyaya karşı haksız elatma varsa malik, istihkak davası veya elatmanın önlenmesi davası açarak haksız tecavüzün sonlandırılmasını isteyebilir. Arazi maliki “her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava” edebilir. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nun 722/3 maddesince arazi maliki malzemenin sökülme gideri yapıyı yaptırana ait olmak üzere malzemenin sökülerek arsanın yapıdan evvelki haline getirilmesini talep edebilir. Ancak; bunun için arazi üzerinde onunla sıkı sıkıya bağlı bir inşaatın bulunması, yapının arazi sahibinin rızası dışında yapılmış olması, inşaatın sökülmesinin aşırı bir zarara sebebiyet vermemesi, arazi malikinin de malzemenin sökülerek arsanın inşaattan evvelki haline getirilmesini istemesi gerekir (TMK.m.722/3). Bunun dışında arazi malikinin haksız inşaattan dolayı uğramış olduğu zararlar varsa haksız fiile dayanarak bunların da malzeme malikinden istenmesi olanaklıdır.
Diğer taraftan, yapının yıkımının aşırı zarara yol açması arazi sahibinin de malzeme ile ilgili tazminat miktarını ödeyemeyecek durumda olması halinde arazi maliki arsanın mülkiyetinin, bedeli karşılığı malzeme malikine geçirilmesini isteyebilir (TMK.m.724). İşte davada tazminat talep eden davacının isteminin dayanağı Türk Medeni Kanununun 724. maddesidir. Bilirkişilerce, taşkın yapıdan ötürü elatma saptandığına ve yasaya uygun biçimde mülkiyet hakkı sahibi davacının zararı saptanarak hüküm altına alındığına göre, temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Gerek 7 parsel sayılı taşınmaz gerekse 4 parsel imar adası kapsamı içinde kalan parsellerdir. Her ne kadar Mahkemece taşkın yapının zemin kısmının davacı parselinden ifraz ile davalılar adına tesciline karar verilmiş ise de ifrazın gerek bağımsız bir parsel olan gerekse bir başka parselle tefhit edilmek suretiyle olanaklı bulunup bulunmadığı yetkili merci olan Belediyeden sorulmamıştır. Bu husus sorulup saptanmadan imar yoluyla oluşan geometrik çapın bozulması sonucunu doğuracak şekilde istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 3011.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.