YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4762
KARAR NO : 2007/4700
KARAR TARİHİ : 30.04.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.04.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı 90 parsel sayılı taşınmazına davalının kanal açmak ve çit çekmek suretiyle yaptığı müdahalenin önlenmesi ile tecavüzlü yapıların kal’ini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, kanal yapımına davacının rızası bulunduğundan bu istem yönünden davanın reddine, davalı tarafından yapılan çit yönünden ise yıkım suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hükmü her iki taraf temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Medeni Kanunun 683. Maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin hukuksal sınırlar içinde mutlak kullanım hakkı olduğunu düzenlemiştir. Başlangıçta su kanalının yapımı hususunda davacının rızası olduğu tanık anlatımları ile ispatlanmaktadır. Nevar ki, su kanalının yapımı hususunda
taraflar arasında yapılmış olan ve davacıyı bağlayıcı nitelikte yazılı bir anlaşma veya davacı tarafça verilmiş bir senet olmadığı gibi, kanalın taşınmazda varlığını güçlendirecek tapu kaydı üzerine işlenmiş bir şerhte yoktur. Bu nedenle davacı 90 parsel malikinin kanalın yapımı sırasında var olan rızasının sonradan vazgeçme nedeniyle ortadan kalkması davalı tarafından yapılan kanalı tecavüzlü hale getirmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın su kanalına ilişkin istem yönünden de kabulü gerekirken istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.