YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14989
KARAR NO : 2009/384
KARAR TARİHİ : 21.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 48, 105 ve 190 parsel sayılı taşınmaz kayıtlarında muris babasının “…” olan baba adının “…” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece dava ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyize getirmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet … sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13. Maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren … Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de … başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir.
Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan … izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Mahkemece taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Dava konusu 48, 105 ve 190 parseller tapuda “… oğlu … …” adına kayıtlıdır. Davacının babası … …’in nüfus kaydında baba adı…’tir. Bu tür davalarda yukarıda da değinildiği gibi kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin (olayda davacının muris babasının) aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde ispatlandığı takdirde tapu kaydının nüfus kaydına uygun hale getirilmesi ve böylece hak sahiplerinin taşınmaz üzerindeki hak ve yetkilerini kullanmasındaki engellerin giderilmesi amaçlanmaktadır. Bunun için de inceleme ve araştırmanın sağlıklı ve detaylı yapılarak, sicillerin doğru olması sağlanmalıdır. Bunun için dava konusu parsellere ait tapulama tutanakları ve dayanak kayıtları getirtilmeli, gerekir ise tespit bilirkişilerin sağ olup olmadığı araştırılmalı ve tespit edilecek taşınmazların öncesini bilen yaşlı mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişileri huzurunda taşınmaz başında keşif
yapılarak, taraf tanıkları da dinlenerek taşınmazın öncesi ve mevcut kullanım durumu tespit edilmeli, nüfus müdürlüğünden … oğlu … … adında bir şahsın bulunup bulunmadığı sorulmalı ve yukarıda belirtilen tüm araştırmalar yapılmalı, tüm deliller değerlendirmek suretiyle bir karar verilmelidir.
Mahkemece, tüm bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 21.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.