YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1095
KARAR NO : 2007/2178
KARAR TARİHİ : 05.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.6.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, yayla olarak sınırlandırılması, müdahalenin önlenmesi, binanın kal’i, eski haline getirme bedelinin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 6.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapulama sırasında köy halkına yayla olarak tahsis edilen yere davalının miras bırakanınca yayla evi yapılıp kullandığından bahisle 60 m2 yüzölçümündeki 17 parsel sayılı taşınmaz murisi adına tespit edilmiş, 8.6.1951 yılında yapılan tespit 6.3.1953 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı Hazine 17 parselin bulunduğu yerin kadim yayla olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, davalılar miras bırakanı adına olan kaydın iptali ile haksız müdahalenin men’ini, taşınmaz üzerindeki yapının kal’ine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü kayıt maliki mirasçılarından … temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkiin … yaylası olarak bilindiği davalılar miras bırakanın yayla niteliğindeki bu yere ev yaparak zilyet olduğu esasen tapulama tutanağında da yazılıdır.
4342 sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre; yaylak, çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Yasanın 4. maddesi hükmünce de, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yaylanın özel mülkiyete geçirilmesi ve amacı dışında kullanılması olanaklı değildir. Bu nedenlerle tapu kaydı oluşturulmak suretiyle taşınmazın davalılar miras bırakanı adına özel mülk olarak tescili Yasaya aykırıdır. Mahkemece kaydın iptali ve dava konusu yerin yayla niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesinde Yasaya aykırılık yoktur. Ancak;
Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy ve belediyeye aittir. O köy veya beldeyi köy yada belde insanlarından ayrı düşünmek mera, yaylak ve kışlaklardan yararlanmalarını yasaklamak mümkün değildir. Esasen bu konuda yasal düzenlemeler yapılmış, Mera Kanununun 4.maddesinde kullanım hakkı köy yada belediye halkına tanınmış, 20.maddede ise, yaylaklardan kullanımın kullanma amacına uygun yapılar meydana getirilerek sürdürülmesine izin verilmiştir. Tamamı 60 m2 den ibaret olan yayla evi niteliğindeki yapı bilirkişi tarafından basit yapı olarak saptandığına, Yasa o köy halkından olan kişiye yaylada barınma imkanı da tanıdığına, barınmanın ise ancak yaylada iskan etmeye yeterli ve elverişli bir bina ile sürdürülebileceğine göre kişinin yayladan yararlanma olanaklarını ortadan kaldırır şekilde davalının elatmanın önlenmesine ve yapının kal’ine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece davacının elatmanın önlenmesi ve kal istemlerinin reddi yerine bu talepler de hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 5.3.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.