YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13839
KARAR NO : 2008/15129
KARAR TARİHİ : 04.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.8.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapuda yanlış yazan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Davacının delilleri arasında yer alan davanın esas dayanağını teşkil eden satış vaadi sözleşmesinin yerine getirilmesine ilişkin Afşin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/302 E. 2007/138 K. sayılı ilamının kesinleşip kesinleşmediği anlaşılmamaktadır. Eğer sözü edilen bu ilam kesinleşmiş ise davacının tapudaki ismin düzeltilmesine ilişkin dava açmasında hukuki yararının varlığı kabul edilmek gerekir.
Tarafların iddia ve savunmalarından ortaya çıkan sonuca göre, uyuşmazlık konusu 1227 parselin tapu kaydındaki son malikin Afşin Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2006 tarihinde kesinleşen 2005/255 E. 2006/153 K. sayılı ilamına göre “… … oğlu …” olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, dosyaya intikal eden kayıtlara göre malike ilişkin bu değişikliğin de henüz kayıtlara yansıtılmadığı görülmüştür. Eldeki davada sözü edilen bu son ilamın tapu sicilinde infaz edilmiş olduğu ifade edildiğine göre isim düzeltilmesine ilişkin ilamın infaz edilip edilmediği sicilinden sorulmalı,
ilamın sicile yansıtıldığının anlaşılması halinde artık düzeltmeye yönelik eldeki bu davanın hasmını Tapu Sicil Müdürlüğünün değil de son malik kimliğine göre onun mirasçılarının oluşturacağı düşünülerek davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekir.
Eğer malikin isminin düzeltilmesine ilişkin 2005/255 E. 2006/153 K. sayılı ilamın infazı yapılmıyor ve bu nedenle tapu kaydı, kayıtta gözüktüğü gibi malik hanesi doldurulmuş şekilde kalıyor ise bu kere malikini belirleyen ilam incelenerek, oradaki duruma göre malik olarak adına sicil oluşturulan kişinin eldeki davaya konu edilen kişi olduğunun anlaşılması halinde davaya yukarıda vurgulandığı üzere hukuki yararın varlığı kabul edilerek devamı ile sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 4.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.