Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/9306 E. 2007/10406 K. 20.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9306
KARAR NO : 2007/10406
KARAR TARİHİ : 20.09.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.4.2007 gününde verilen dilekçe ile tavzih istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; istemin kabulüne dair verilen 3.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, tarafların temyizi üzerine yapılan inceleme sonucu hüküm Dairemizin 18.04.2006 tarih 3251-4508 sayılı ilamı ile davacının tapu tahsis belgesine karşılık 137 metrekareden ibaret yerin davalı Hazinenin de maliki bulunduğu 13771 ada 3 numaralı parseldeki 143/422 paydan verilmesi gerektiği nedeni ile bozulmuş, davalı Hazinenin karar düzeltme istemi Dairemizce 18.07.2006 tarihinde reddedilmiştir.
Mahkemece, 05.12.2006 tarihli yargılama oturumunda Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili 03.04.2007 tarihli dilekçesi ile tavzih isteminde bulunmuş, mahkemece tavzih istemi yerinde görülerek kurulan hüküm değiştirilip, davacı adına 68/521 payın Hazinenin de maliki olduğu 2 parsel sayılı taşınmazdan 69/422 payın da 3 parsel sayılı taşınmazda tesciline karar verilmiştir.
Temyiz, mahkemenin 03.05.2007 tarihli tavzih kararına ilişkindir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 455 ve devamı maddeleri hükmünce, hükümlerin tavzihinden maksat, müphem ve gayrıvazıh yada mütenakız fıkraları ihtiva eden mahkeme kararlarının açıklanmasıdır. Yoksa, tavzih yolundan yararlanılarak daha önce kurulan bir hükmün kaldırılması, yeni bir hüküm kurulması talep edilemez. Bu tür bir istekte bulunan kimsenin tavzih yoluna değil temyiz yoluna başvurması gerekir.
Esasen, yukarıda vurgulandığı üzere mahkemece verilen ilk hüküm Dairemizce bozulmuş, bozma ilamında mahkemenin izlemesi gereken yolda işaret edilmiş, mahkemece de Dairemiz bozma ilamına uyulması karar altına alınmıştır.
04.02.1959 tarih 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı üzere temyizce bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde bozulan kararın bozma nedenlerinin dışında kalmış cihetlen kesinleşmiş sayılır. Bu kural davaların uzamasını önlemek amacıyla kabul edilmiş, önemli bir usul hükmüdür. Mahkemece bozma kararına uyulmuş olması taraflardan birisinin lehine usuli kazanılmış hak meydana getireceğinden bu hakkı ne mahkemenin nede temyiz mahkemesinin halele uğratması düşünülemez.
Böyle olunca; mahkemenin 03.05.2007 tarihli tavzih kararı usul ve yasa ile anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına aykırıdır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan 03.05.2007 tarihli tavzih kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.09.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.