Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/5793 E. 2022/10485 K. 19.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5793
KARAR NO : 2022/10485
KARAR TARİHİ : 19.09.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 17/06/2019 tarih, 2016/11682 Esas ve 2019/7620 Karar sayılı ilamında özetle; davaya konu tazminattan her iki davalının mı yoksa sadece davalı DASK’ın mı sorumlu tutulduğu konusunda, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında yaratılan çelişkinin giderilmesi; eldeki itirazın iptali davasının dayanağı olan ilamsız icra takibinin borçlusu olmadığı için itirazın iptali davasında davalı olarak yer alması mümkün olmayan …Sigorta A.Ş. için hüküm kurulmaması; DASK poliçesi kapsamındaki deprem rizikosunun gerçekleşmesinden sonra yapılan zeyilnamedeki sigorta bedelinin, kural olarak sadece zeyil tarihinden sonraki rizikoları temin edeceği; davacıya ait konutun ağır hasar görmesinden sonra zeyilname düzenlenmesinde davalı DASK’ın hukuki yararı bulunup bulunmadığının hükümde tartışılıp gerekçelendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı konutu için M2 artışına ilişkin zeyilnamenin davaya konu deprem rizikosunun gerçekleşmesinden sonra düzenlendiği ve zeyilin düzenlendiği tarihten sonraki rizikoları kapsayabileceği, davalı DASK’ın riziko gerçekleştikten sonra zeyilname düzenlemede hukuki yararının bulunmadığı, poliçeye ilişkin zeyilden önceki teminat tutarına göre davacının tüm zararının karşılandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu deprem sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, sigortalı konut alanının (m2’sinin) zeyilnameyle artırılmasına dayalı olarak, zeyilnameye konu sigorta bedelinin tahsili istemiyle başlattığı icra takibine itirazı bertaraf etmek için eldeki davayı açmış; mahkemece, zeyilname geçerli kabul edilip, eksik ödendiği tespit edilen tazminatın davalı DASK’tan tahsiline karar verilmiş; davalı yanın temyizi üzerine, mahkeme kararı yukarıda belirtilen gerekçelerle bozulmuştur. Bozma ilamında belirtilen hukuki değerlendirmenin yapılabilmesi bakımından, zeyilnamenin düzenlendiği tarih, davacıya ait konutun depremde gördüğü hasara ilişkin olarak resmi kurumlar nezdinde yapılan hasar tespitlerinin tarihi ve son olarak da konutun bulunduğu binaya ilişkin verilen yıkım kararının tarihi önem arz etmektedir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiş olmasına rağmen, bozmayı karşılayacak biçimde ve belirtilen eksik belgeler toplanıp değerlendirme yapılmadan karar verildiği görülmektedir.

Zorunlu deprem sigortalı konutun 23/10/2011 tarihli depremde hasar gördüğü taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığına göre, sigortalı konutun bulunduğu binanın yıkımına karar verildiği tarih ile zeyilnamenin düzenlendiği tarihin net biçimde saptanmasının gerektiği açıktır. Sigortalı konutta depremle oluşan hasara ilişkin ilk tespitlerin yapılmasından sonra, resmi kurumlarca düzenlenen hasar listelerine yazılacağı, ilk tespit sonrası yapılacak detaylı incelemelerde elde edilen sonuçlar dahilinde ağır hasar ve yıkım kararı verilebileceği de izahtan uzaktır. Davacı taraf, binanın yıkım kararının, zeyilnamenin düzenlenmesinden sonra (14/04/2012’de) alındığını iddia etmektedir. Davacının iddia ettiği şekilde, konut alanının artırılmasına ilişkin 20/02/2012 tarihli zeyilnamenin düzenlenip, ilave primin davacı tarafından ödenmiş olduğu ve yıkımın da 14/04/2012 tarihinde karara bağlandığı durumda, ilk hasar durumu tespit edilmiş olan konutla ilgili (yıkım kararından önce) zeyilname düzenleyen davalının, zeyilnameye konu sigorta bedelinden de sorumlu olacağı gözetilmelidir. Davacı yanın iddiasına konu edilen bu hususların tespiti için gerekli belgeler toplanmadan, davalının hukuki durumu hakkında değerlendirme yapılması, eksik inceleme niteliğindedir.
Açıklanan nedenlerle; sigortalı konuta ilişkin resmi kurumlarca düzenlenen hasar tespit belgelerinin ve özellikle konutun bulunduğu binanın yıkımına karar verildiği belge örneklerinin ilgili yerlerden getirtilmesi; zeyilnameye ilişkin primin yatırılıp yatırılmadığının tespiti için, ödeme belgelerinin temin edilmesi; yukarıda açıklanan şekilde, yıkım kararından önce zeyilnamenin düzenlendiğinin tespiti halinde, rizikonun kapsamı ve hasar durumuna ilişkin fiili durumu bilerek zeyilname düzenleyen davalının, zeyilnamedeki sigorta bedeli dahilinde (ancak gerçek zararla sınırlı olarak) sorumluluğunun doğacağı gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.