Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/14651 E. 2007/15430 K. 04.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14651
KARAR NO : 2007/15430
KARAR TARİHİ : 04.12.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.9.2006 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl alacak ve gecikme faizi bilirkişiye hesaplattırılıp depo ettirilmesi koşuluyla ipoteğin terkini hüküm altına alınmış davalının dava açılmasına neden olmadığı gerekçe yapılarak da yargılama giderleri davacılar üzerinde bırakılmıştır.
Hükmü yargılama giderlerine yönelik olarak davacılar temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) Türk Medeni Kanunu’nun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki rehnin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir. Nitekim mahkemece ipotek şerhi bu nedenle kaldırılmıştır.
Az yukarıda sözü edildiği üzere, 17.7.2001 günlü akit tablosuyla tesis edilen ipotekten yararlanacak kişi alacaklı olan davalıdır. Akit tablosunda ipoteğin 1 ay süreli faizsiz olarak 1 milyar lira için kurulduğu görülmektedir. İpoteğin 17.7.2001 olan akit tarihine 1 ay ilave edilmesi sonucu bulunacak vade günü kaldırılması gerekir. Başka bir anlatımla, taraflar Borçlar Kanununun 101 maddesinin 2 fıkrası hükmünce borcun ifa edileceği günü ittifakla tayin etmiştir. Yasanın ilk fıkrası gereğince de kendiliğinden muaccel hale gelen
borcun istenmesi için davalının ihtarına gerek yoktur. Oysa davalı muaccel hale gelen alacağını ipotek borçlusu olan davalılardan icra takibi yaparak istememiş, davalılar ipoteğin terkini için mahkemeye başvurmak ve hüküm almak zorunda kalmıştır. Davalının hal ve davranışı ile eldeki davanın açılmasına neden olduğu açıktır. Diğer taraftan, HUMK.nun 94.maddesi gereğince de ilk celse yargılamaya katılarak davayı kabul iradesini de açıklamamıştır. O halde davanın açılmasına sebebiyet veren ve davayı kabul etmeyen davalı yasanın 417.maddesinde gösterilen yargılama giderlerinden sorumludur.
Mahkemece somut olayın değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması ve davacılar aleyhine avukatlık ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 4.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.