YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3458
KARAR NO : 2006/4608
KARAR TARİHİ : 19.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.5.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; temyiz dilekçesinin reddine dair verilen 14.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı 1067 parsel sayılı taşınmazın kaydında yazılı olmayan baba adının “…” olarak eklenmek suretiyle düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyize getirmiştir. Mahkeme davayı takip etmeyen idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermiş ve bu kez davalı idare vekili, bu red kararını temyiz etmiştir.
Tapu Sicilindeki yanlışlıklardan kaynaklanan davalarda yasal hasım olan Tapu Sicil Müdürlüğünü ilgili Tapu Sicil Müdürü ve varsa o yerdeki Hazine vekili 4353 sayılı Kanunun 18.maddesine göre kanuni temsilci sıfatıyla temsil eder. Somut olayda da kanuni vekil süresi içinde kararı temyiz etmiş olduğundan temyiz dilekçesinin reddine dair karar doğru değildir. Bu nedenle, mahkemenin davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine dair kararın kaldırılarak, hükmün davalı temyizi doğrultusunda incelenmesi gerekmiştir.
Yapılan inceleme sonucunda, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli görülmemiştir. Bu tür davalarda mülkiyet nakline yol açmamak için tapuda malik görünen kişi ile düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. Davacıya ait nüfus kayıt örneği ve tapuya dayanak oluşturan belge ve tescil dosyası merciinden getirtilmeli, aynı isimde başka şahsın bulunup bulunmadığı Nüfus Müdürlüğünden sorulmalı, gerekir ise tesbitte imzadan imtina eden tesbit bilirkişileri ve tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemenin 2005/202 E. 2005/409 sayılı ve 13.3.2006 tarihli kararının KALDIRILMASINA, belirtilen gerekçeler ile 2005/2002 E.2005/409 ve 18.11.2005 tarihli kararının BOZULMASINA, 19.4.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.