Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/8380 E. 2006/9557 K. 22.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8380
KARAR NO : 2006/9557
KARAR TARİHİ : 22.09.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.01.2005 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, adına kayıtlı 304 parsel numaralı taşınmazının doğu bitişiğinde yer alan davalıya ait 305 parselin kendi parseline yakın olan kısmına 1972 yılında limon ağaçları dikerek mahsul verme çağına getirdiğini ve o tarihten beri de çekişme çıkarılmadan ağaçlardan kendisinin yararlandığını söyleyerek ağaçların bulunduğu taşınmazın bu ağaçların bulunduğu bölüme isabet eden taşınmaz parçasının adına tescilini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dilekçesine yansıttığı maddi olay Türk Medeni Kanunun 729.maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir. Bu maddeye göre mülkiyete hak kazanabilmek için objektif unsur kabul edilen ağaç değerlerinin zemin değerinden yüksek bulunması yanında, subjektif unsur kabul edilen davacı yanın ağaç dikme eyleminde iyi niyetli bulunması gerekir. Tapuya bağlı taşınmazlarda uygulanabilir çapın bulunması halinde davalı taşınmazına taşkın biçimde ağaç dikme ve yapı yapılması hallerinde davacının iyi niyetli olduğundan sözedilemez. Davacı inşaa ya da dikim eylemine geçmezden evvel uzman bir kamu görevlisini taşınmaz başına götürerek kendi taşınmaz çapının kapsadığı alanı belirletip, bu alanın dışına taşmayacak biçimde inşaa ya da dikim faaliyetine girişmesi gerekir. Somut olayda, davacının kendi taşınmaz çapını zemine uygulattırdıktan sonra, ağaç dikme eylemine giriştiği bir başka anlatımla, uzman bilirkişice taşkın olarak davalı yerine diktiği ağaçların kendi taşınmaz içinde gösterildiği kanıtlanamamıştır. Taraf taşınmazlarının ortak sınırı 1970 yılında ifraz sonucu çizildiği anlaşılan ölçekli kroki ile sabittir. Davacı tarafın davalıya ait 305 parsel üzerine ağaç dikimi eylemi ise 1972 yılında olmuştur. Görüldüğü üzere ağaç dikme olayı taşınmaz çaplarının oluştuğu tarihten sonraya aittir. Tüm bu açıklamalar davacının davalı parsel üzerine ağaç dikmekte kendine düşen özeni göstermediğini ortaya koyduğundan davada subjektif unsurun varlığından söz edilemeyeceğinden davanın reddi yerine hukuka uygun düşmeyen gerekçe ile kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 22.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.