YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14750
KARAR NO : 2007/15618
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.5.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 19.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 1325 mera parseline elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ot bedelinin tahsili istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece elatmanın önlenmesi isteminin reddine, 3.428.00 YTL eski hale getirme bedelinin tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Mera, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Özel mülkiyete geçirilemeyeceği gibi amacı dışında kullanılamaz ve sınırları daraltılamaz. 4342 sayılı Mera Kanununun «mera, yaylak ve kışlakların korunma, bakım ve ıslahı» başlıklı 18. madde hükmüne göre meraların bakım, ıslah, koruma, kontrol ve uygun kullanımın sağlanması için araştırma planlama, ıslah projeleri otlatma zamanı, kullanma sistemi, koruma ve kontrol tedbirlerini tespit etmek üzere Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın uygun göreceği yerlerde mevcut zirai araştırma enstitüleri ve üniversiteler bünyesinde mevzuat çerçevesinde mera araştırma bölümleri kurulur. Kısaca, meranın bakım, ıslah ve koruma görevi Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’na verilmiştir. Yasanın 19. maddesine göre de, muhtarlar ve belediye başkanlarının görevleri mera sınır işaretlerinin korunması ve tahsis amacına göre en iyi şekilde kullanılmasının sağlanmasından ibarettir. Bunun dışında muhtar ve belediye başkanları Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın geliştirme projelerinde öngördüğü hususları yerine getirmek üzere kamu görevlilerine yardımcı olmakla görevlidir. Görülüyor ki; bozuk meranın ıslah edilerek daha yararlı hale sokulması iş ve işlemlerinden meranın tahsis edildiği köy tüzel kişiliklerinin yetki ve görevi yoktur. Buna rağmen 1325 mera parselinin bulunduğu … Köyü Tüzel Kişiliği mera ıslahı amacıyla görev yetkisini aşarak mevcut merada kökleme çalışmaları yapmak üzere aynı köyden davalı …’yı görevlendirmiştir. Bu saptama mahkemenin de kabulündedir.
1325 parsel sayılı merada davalının yaptığı iş ve işlemler dava dışı köy adına ve onun talimatıyla yapılan iş ve işlemlerdir. Borçlar Kanununun 55 maddesi hükmünce dava dışı köy tüzel kişiliği istihdam eden konumunda bulunduğundan, işin yapılması sırasındaki istihdam edilenin verdiği zararlardan da davalı değil, dava dışı köy tüzel kişiliği sorumludur. İstihdam edenin tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için kendisinin kusuru şart olmadığı gibi, kullandığı adamın kusurunun aranması da gerekmez. Hal böyle olunca; davalı eski hale getirme bedellerinden sorumlu olmayacağından, hakkındaki davanın husumet noktasından reddi yerine istem hüküm altına alındığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 06.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.