Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/17096 E. 2022/18722 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17096
KARAR NO : 2022/18722
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR : 5809 ve 5607 sayılı Yasalara aykırılık
HÜKÜMLER : Sanık hakkında 5809 sayılı Yasaya aykırılık suçundan beraat, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülük, kaçak eşyaların müsaderesine
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, katılan … İdaresi vekili, suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekili
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I. Gümrük İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran sanık hakkında 5809 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5809 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan kamu davasında verilen hükmü, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II. BTİK 5809 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, CMK’nun 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek, BTİK vekilinin sanık hakkında 5809 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın mahkemece savunmasının alındığı 13/05/2014 tarihi itibarıyla temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresi tamamlanmış bulunduğu cihetle, BTİK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE,
III. Sanığın hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu halde, hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrası “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde
uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08/04/2014 tarih, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16/05/2017 tarih, 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20/07/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 16/01/2014 olduğu,
Sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen Tefenni Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/195 Esas ve 2014/59 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15/09/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 09/10/2013 olduğu,
Sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/252 Esas ve 2021/58 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 09/10/2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 21/03/2014 olduğu, anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından, sanığa ait kesinleşen dosyanın getirtilip incelenerek ilgili belgelerin örneklerinin dosya arasına konulması, eylemin TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. Sanığın 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin uygulanmasına engel teşkil eden, 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçlarından sabıka kaydı bulunduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrası “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin uygulanmasına engel teşkil eden ilamlarla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre bir karar verilmesinin gerekmesi,
4. Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.