YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4636
KARAR NO : 2006/5958
KARAR TARİHİ : 25.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.02.2005 gününde verilen dilekçe ile şerhin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.07.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Uyuşmazlık, tapu kaydı beyanlar hanesine yazılı şerhin silinmesine ilişkindir. Davalı İdarece davanın reddi savunulmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kaydında “6831 sayılı yasanın değişik 2.maddesine istinaden hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalmaktadır” şerhi yazılı bulunan davaya konu 25671 ada 4 parsel numaralı taşınmaz 02.03.1998 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu oluşmuştur. Dosyaya getirtilen tapu kaydı ve tapulama tutanakları örneklerine göre; dava konusu parselin imardan önce tapulama yoluyla oluştuğu anlaşılan 76 ve 78 parseller zemini üzerinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 76 ve 78 parsel numaralı taşınmazlar 1963 yılında tespite tabi tutulmuşlar ve 10.03.1930 tarih 4 ve 12.06.1930 tarih 17.sıra numaralı tapular kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle malikleri adına yazılmışlardır. Dosyaya getirtilen Antalya Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.1997 gün ve 1995/1215 Esas, 1997/1156 Karar sayılı ilam ve eklerine göre de uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1946.yılı ve öncesi tarihlerinde 3116 sayılı yasa gereğince orman sınırlandırılması yapıldığı ve o tarih itibariyle davaya konu taşınmazın orman sınırları içinde bırakıldığı, ne varki bu defa Orman Yasasında değişiklik yapan 5653 sayılı yasa uyarınca kurulan Maki Tefrik Komisyonu tarafından 1952 yılında bu bölgede yaptığı çalışma sonunda uyuşmazlık konusu taşınmaz ve çevresinin makilik alan içerisinde kalmak suretiyle ormandan ayrıldığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere davaya konu taşınmaz tapulamanın yapıldığı tarihte orman dışında olduğu gibi orman sınırları içinde gösterildiği 1946 tarihinden önce de özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde şahıslar adına tapulu bulunmaktadır. Ormanla ilişkisi 1952 yılında kesildiği anlaşılan taşınmazın bulunduğu bölgede 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması gereğince yeni bir uygulama yapılması ve bu uygulama sonucu orman dışına çıkarıldığı vurgulanarak belirlenen bu son olgunun tapunun beyanlar hanesine yazılması yasal dayanaktan yoksundur. 22.03.1996 tarih 93/5-96/1 Sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı uyarınca da bu tür taşınmazlarda 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Orman Tahdit Komisyonları çalışmasının mükerrer kabul edilip, yok sayılacağı vurgulanmıştır. Kaldı ki beyanlar hanesine kayıt düşürülen uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında Hazine tarafından açılan mülkiyete ilişkin davada benzer hukuki gerekçelerle red edilerek hükmün kesinleştiği getirtilen dava dosyası muhtevası ile de sabittir. Yukarıdan beri açıklanan nedenlerle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca 1995 tarihinde tapunun beyanlar hanesine yazılan şerhin hukuki dayanağı bulunmadığından davanın kabulü ile şerhin silinmesine karar verilecek yerde davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.