Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/5803 E. 2022/10148 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5803
KARAR NO : 2022/10148
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Uygulama kadastrosu sırasında, ….., İli ….., İlçesi ….,/…., Köyü çalışma alanında ve tapuda davalı … adına kayıtlı bulunan eski 192 ada 28 parsel sayılı 505,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada-parsel numarasıyla ve 505,35 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı … 7. Bölge Müdürlüğü, dava konusu taşınmazın yol yapım ve emniyet sahası olarak … adına kamulaştırıldığı halde, uygulama kadastro çalışmaları sırasında özel mülkiyete tahdit ve tespit edildiğini ileri sürerek, söz konusu taşınmazın tespitinin iptali ile yola terkinine karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır.
Kadastro Mahkemesince, davanın mülkiyete ilişkin olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararına istinaden dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kamulaştırma nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın yol olarak kamulaştırmasının yapıldığını, bu hususta Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/1026 Esas ve 2011/673 Karar sayılı ilamıyla kamulaştırma kararının bulunduğunu, her ne kadar sözü edilen kararın kesinleşmediğinden dolayı tapu kaydına işlenmediği belirtilmiş ise de, hükmün terkin yönünden kesin nitelikle olduğu ve taşınmazın tamamının Hazine adına tapudan yol olarak terkinine karar verildiğinden, davanın kabulüne çekişmeli taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiş ise de, varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz hakkında Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü tarafından, eldeki dava tarihinden önce Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemiyle dava açılmış, Mahkemece 10.05.2011 tarihli ve 2010/1026 Esas ve 2011/673 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare (Hazine) adına tapudan yol olarak terkinine karar verilmiş olup terkin ve tescil yönünden kararın kesin olarak verildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, çekişmeli taşınmaz hakkında yukarıda sözü edilen mahkeme kararıyla verilen hüküm, terkin yönünden kesin olup, davacı idare tarafından Tapu Müdürlüğüne başvurulmak suretiyle taşınmaza ilişkin hükmün infazının sağlanabileceği kuşkusuzdur. Bu durum karşısında, ortada terkin yönünden kesin olan mahkeme ilamı bulunmakta iken, davacının eldeki tapu iptali ve tescil davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı açıktır.
6100 sayılı HMK’nin 114/1-h maddesi gereğince davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olup, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.