YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/202
KARAR NO : 2006/1792
KARAR TARİHİ : 21.02.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 5.5.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, Mart 1990 tarih no 1 de kayıtlı taşınmazın davalı tarafından kullanılmak sureti ile tecavüzde bulunduğunu, davalının bu müdahalesinin men’ini istemiştir.
Davalı, davacının aynı istem ile açtığı davanın daha önce reddedildiğini ve bu kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, ayrıca davacının iştirakli maliklerden bir olduğunu, tek başına dava açamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının aynı nedene dayanarak Asliye hukuk Mahkemesinde açtığı men’i müdahale davasının verilen kesin sürede keşif ücretinin yatırılmaması nedeniyle reddedildiğini, bu hükmün kesin hüküm teşkil ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyize getirmiştir.
Davacı … 14.3.1990 tarih 1 nolu tapuya dayanarak ilk olarak 1995/60 esasında davalı …’in babası …’e karşı el atmanın önlenmesi davası açmış ve davalının davayı kabulü ile 1995/60 E. 1995/83 K. sayılı ve 19.7.1995 tarihli kararı ile dava kabul edilmiş ancak kroki düzenlenmediği için infazı yapılamamıştır. Daha sonra davacı … diğer mirasçılarında katıldığı dava ile aynı tapuya dayanarak … Kandemir’in mirasçıları olan davacı … vd. hakkında açtığı elatmanın önlenmesi davasında davacı …’ın uyuşmazlığın çözümü için yapılması gerekli olan keşif ücretini yatırmaması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/44 E.2004/210 K.
sayılı ve 24.11.2004 tarihli bu kararı onanarak 21.5.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Bu kez davacı 7.6.2005 tarihinde aynı istem ile …’e karşı eldeki davayı açmış ve bir önceki 2002/44 E.2004/210 K. sayılı ve 24.11.2004 tarihli hükmü kesin hüküm kabul edilerek reddedilmiştir. Kesin hüküm teşkil eden dosya incelendiğinden, yapılması gereken keşif ücretinin davacı tarafından yatırılmaya cağının bildirilmesi üzerine dava ispatlanamadığından red edilmiştir. Bilindiği üzere Hukukumuzda kamu düzeninden sayılan ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 237.maddesinde düzenlenen kesin hükmü çelişkili kararların çıkmasına sebebiyet vermemek için tarafları mevzuu ve sebebi aynı olan, devletin iştiraki, hakimin tarafsız araştırması ve iradesi ile kurulan tüm yasal yollardan geçmek suretiyle (şekli anlamda kesinlik) kesinleşen önceki hükmün korunmasıdır. Eldeki olayda, önceki karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık esastan çözülmemiş, usulü bir işlemin yerine getirilmemesi nedeniyle red edilmiştir. Ortada mülkiyetin aynına ilişkin çözümlenmesi gereken bir iddia vardır. Hukuki sebebi Medeni Kanunun 683. maddesince mülkiyet hakkına yapılan ve süregelen tecavüzün önlenmesidir. Önceki hükümden sonra yapılan tecavüzü esastan çözüme ulaştırılması için mahkemece taraf delilleri toplanarak gerekli inceleme ve araştırma ile bir sonuca ulaşmak gerekir iken yazılı gerekçeler ile davanın reddi doğru görülmemiş ve hüküm bozulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 21.2.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.