YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8582
KARAR NO : 2008/10451
KARAR TARİHİ : 20.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden malik olduğu 520 parsel sayılı taşınmazdaki 19 nolu bağımsız bölümü davalının ağabeysine kiraladığını, onun da konutu boşaltarak davalıya bıraktığını, davalının hiç bir bedel ödemeksizin yıllardır oturduğunu, yurtdışında olması nedeniyle durumdan yeni haberdar olduğunu, davalının kira borcu nedeniyle aleyhine yapılan takibe kiracı olmadığı iddiasıyla itiraz ettiğini, ileri sürülerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişmeli taşınmazda kiracı olduğunu, taşınmazın satışa çıkarıldığını, 4 yıldır kira ödemediğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğu, davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmazdaki bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğu davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine,dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden dava konusu 520 parsel sayılı taşınmazdaki 19 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu anılan yerde davalının kayda dayalı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, çekişmeli yerde davalının herhangi bir akti ilişki olmaksızın uzun yıllardır oturduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı anılan yerde kiracı olduğunu savunmuş; oysa davalı davacının kira alacağı nedeniyle aleyhine başlattığı icra takibine 30.4.2007 tarihli dilekçe ile aralarında herhangi bir kira akti bulunmadığı, bu nedenle borçlu olmadığı biçiminde itiraz etmiştir.
Gerçekten de davalı kira sözleşmesi ibraz etmediği gibi kiranın esaslı unsurunu teşkil eden bir bedelin ödendiğini gösteren belge de ibraz etmiş değildir.
Belirlenen bu olgular dikkate alındığında taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, davalının çekişmeli taşınmazı tasarrufunun haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gözetilerek , davacının kayıttan kaynaklanan mülkiyet hakkına değer verilerek ve davalı aleyhine yapılan icra takibinden itibaren davacının muvafakatını geri aldığı da kabul edilmek suretiyle belirlenecek işgal tazminatına ve elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalıya kiracılık sıfatı tanınarak yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.