Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12074 E. 2007/14370 K. 16.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12074
KARAR NO : 2007/14370
KARAR TARİHİ : 16.11.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 19.2.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev yönünden reddine dair verilen 31.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 64 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün sahibi olduğunu ve burada eczanesinin bulunduğunu, davalılardan …’ın 63 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, … tarafından iki taşınmaz arasına duvar örüldüğünü, izinsiz ve ruhsatsız olan bu duvarın kendi eczanesinin görünümünü engellediğini, ayrıca 63 parselde eczanesi olan diğer davalının da duvara tabelasını asarak eczanesinin zarar görmesine neden olduğunu ileri sürerek duvarın yıkılması ve tabelanın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davanın Türk Ticaret Kanunun 56 ve devamı maddelerinde sözü edilen haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Bir davada olayları anlatmak tarafların, hukuki nitelemeyi yapmak ise mahkemenin görevidir (HUMK.76). Dava dilekçesi incelendiğinde davacı komşu taşınmaz maliki …’ın iki taşınmaz arasına yaptırdığı duvarın yüksek olması nedeniyle eczanesinin görünümünün kapandığı ve müşteri kaybına neden olduğunu ileri sürmektedir. … davacı ile haksız rekabet ilişkisi içine girebilecek ticari bir işle uğraşmamaktadır. Davacının iddiasına göre de bitişik taşınmazın malikidir. Diğer davalı ise davacı ile aynı işi yapmakta ise de eylemi taşınmaz maliki diğer davalının yaptırdığı duvarda eczanesine ait tabelayı asmaktır. Davacı bu tabela nedeniyle de eczanesinin görünümünün engellendiği ve zarar gördüğünü belirtmektedir.
Mahkeme davacı ve davalılardan …’in eczacı olması nedeniyle davanın dayanağının haksız rekabet ilişkisi olduğunu kabul etmiştir. Ancak taraflar arasındaki uyuşmazlık iki eczane arasındaki yüksekçe örüldüğü ileri sürülen duvarın varlığı nedeniyle ortaya çıkmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, isteğin gerek ileri sürülüş ve gerekse nitelendiriliş itibariyle Türk Medeni Kanunun 737.maddesinde deyimini bulan komşuluk hukukuna ilişkin olduğu açıktır. Gerçekten Türk Medeni Kanunun 737/I.maddesinde, “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.” denilmektedir.
Bilindiği gibi bu hükmün yüklettiği mükellefiyet, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıktan kaçınmaktır. Buradaki mülkiyet kavramının dar yorumlanmaması, taşınmazı kullanan kişisel hak ve sınırlı ayni hak sahiplerinin de taşınmazı kullanırken mülkiyet hakkı sahibi gibi komşuya zarar verecek eylemlerden kaçınmalıdır.
Taşkınlıktan maksat ise; komşuluğun olağan hoşgörü ölçülerini aşan ve komşu taşınmaz zararına etkili olabilecek davranışlar ve eylemlerdir. Öte yandan kullanmanın taşkınlık sayılıp sayılmayacağının belirlenmesinde taşınmazın bulunduğu yerin kullanım amacının niteliğinin ve ayrıca yöresel örfün de nazara alınması gerekir.
Bu bağlamda somut olayda da öncelikle davalı … tarafından yapılan duvarın komşuluk hukuku çerçevesinde davacıya zarar verip vermediği irdelenmelidir. Yine bu duvara asılı tabelanın da aynı şekilde komşuluk hukuku hükümlerine göre davacıya zarar verip vermediği irdelenerek sonuca gidileceğinden haksız rekabete ilişkin hükümlerin olayda uygulanma olanağı yoktur. Karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek hainde yatırana geri verilmesine, 16.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.